Patent, Patentlenebilirlik Kriterleri ve Patent Davaları

Patent Nedir?

Sınırlı bir süre ve yer için patent sahibine, üçüncü kişiler tarafından buluşun izinsiz olarak üretilmesini, satılmasını, kullanılmasını veya ithal edilmesini engellemek amacıyla tanınan tekel haklarıdır. Bu hakkın kullanımının buluş sahibine ait olduğunu gösteren belgeye ise Patent Belgesi denir.

Patent Belgesi, buluş sahibinin izni olmadan başkalarının patentli ürünü ticari olarak izinsiz olarak; üretmesini, kullanmasını, satmasını, ithal veya ihraç etmesini engeller.

Patentlenebilirlik Kriterleri Nelerdir?

Yenilik: Buluşun tekniğin bilinen durumuna dahil olmaması yani mevcut açıklanmış olan teknik bilgiden farklılık içermesi anlamına gelir. Tekniğin bilinen durumu ise patent başvurusunun yapıldığı tarihten önce buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde erişilebilir her türlü bilgi anlamına gelmektedir.

Buluş Basamağı: Buluşun sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikte olması anlamında gelir

Sanayiye Uygulanabilirlik: üretilebilir olma ve gerçekleşebilir yöntemlerdir.

Patent Başvurusu Nasıl Yapılır?

TÜRK PATENT’in internet sitesinden ücretsiz indirebileceğiniz başvuru kılavuzunda, başvurunun nasıl hazırlanması gerektiği, başvurunun hangi unsurlardan oluştuğu ayrıntılı bir şekilde örneklerle açıklanmıştır. Başvurular e-Devlet şifresi, elektronik imza, mobil imza veya internet bankacılığı ile EPATS’a giriş yapılarak yalnızca çevrimiçi olarak https://epats.turkpatent.gov.tr/run/TP/EDEVLET/giris adresi üzerinden yapılmalıdır.

Patent Koruma Süresi Ne Kadardır?

Patent belgesi, başvurusu yapılan ürünün yenilikçi, sanayiye uygulanabilirliği ve buluş basamağı kriterlerine sahip olup olmadığını gösteren bir inceleme raporuna dayanarak verildiği için daha sağlam ve daha uzun bir koruma elde edilir. Patent belgesi başvuru tarihinden itibaren 20 yıllık bir koruma sağlar ve bu süre uzatılamaz.

Patent Hakkının İhlali Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Patent hakkı ihlal edilenler Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca hukuk davası açarak eylemin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasını ve el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilir.

Bu yetkiler Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’nın (TRIPS) 41. maddesinde de yer almaktadır. Türk Hukukunda da bu durumla bağlantılı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 149 . maddesi ve devamında patent hakkı ihlalleri ve buluş sahibinin bu ihlallere karşı hangi yollara başvurabileceği düzenlenmiştir.

Patent Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 141. maddesinde patentten doğan bir hakka tecavüz sayılan fiiller şu şekilde sıralanmıştır:

  1. Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek;
  2. Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticareti amaçla elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,
  3. Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu olan usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,
  4. Patent hakkını gasp etmek.
  5. Patent sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
  6. Birinci ve dördüncü fıkradaki fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
  7. Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

Yukarda sayılan eylemlerin varlığı halinde patent sahibi, patent ile koruma altına aldığı hakları için koruma yollarına başvurabilecektir.

Patent Sahibinin Yetkileri Nelerdir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesine göre patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan patent sahibi mahkemeden şu taleplerde bulunabilir:

  1. Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
  2. Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
  3. Tecavüz fiillerinin durdurulması.
  4. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
  5. Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
  6. El konulan ürünlerin mülkiyetinin hak sahibine aktarılması,
  7. Tecavüzün devamını önlemek amacıyla tedbir alınması ve gerektiğinde el konulan ürünlerin imhasını,
  8. Mahkemece verilen kararın ilan edilmesini.

Bunun yanı sıra menfaati olan herkes, patent sahibine karşı olumsuz bir tespit davası ile patent hakkına tecavüzün olmadığının tespitini talep edebilmektedir.

Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri 

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca, patent hakkı ihlal edilenler uğradıkları zararın giderilmesini isteyebilir. Bu kapsamda Patent hakkına tecavüz fiili bir haksız fiil sorumluluğu olduğu gibi tazminat talebi için haksız fiilin tüm unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Bu unsurlar ise hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağıdır.

Patent hakkının birden fazla kişi tarafından ise tecavüze uğradığı durumlarda ise maddi zararın ve itibarın kaybından doğan zararın gideriminde müteselsil sorumluluk hali mevcuttur.

Hak ihlali sonucu talep edilecek maddi tazminat yoksun kalınan kazanç esas alınarak hesaplanmaktadır.

6769 sayılı SMK. Madde 151’e göre Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a Patentten doğan hakka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b) Patentten doğan hakka patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanç,

c) Patentten doğan hakka tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.

Bununla beraber yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.

Bu  değerlendirme usulleri sınırlı sayı esasına göre belirlendiği gibi talep sahibi bu konuda seçimlik bir hakka sahiptir. Bu nedenle patent hakkı sahibi talepte bulunurken hangi değerlendirme usulünü seçtiğini de bildirmek zorundadır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Patent hakkı ihlalinde, görevli mahkeme; fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.

Patent hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Korumadan Yararlabilecek ve Talep Edebilecek Kişiler

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca sağlanan korumadan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler ve karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler yararlanır.

 

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

 

Marka Hakkı, Marka Tescili, Marka Olabilecek İşaretler ve Marka Davaları

Tasarım, Tasarım Hakkı ve Tasarım Davaları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir