Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

Banka veya kredi kartı sahiplerinin rızası veya haberi olmaksızın para yatırması, çekmesi, havale yapması, döviz alma-satması halinde suç işlenebileceği gibi uygulamada genellikle mağazadan kartla ile yapılan alışverişlerde müşterinin karta dair bilgilerinin kopyalaması, ATM’lerde para çekilirken kullanılan sistem ile kart bilgilerinin kopyalanması ya da bilgisayardan kart bilgilerinin alınması halinde suç işlenmiş olacaktır. Bununla beraber ele geçirilen kart ve hesap bilgilerinin bilişim yoluyla hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarında araç olarak kullanılması nedeniyle, ele geçirilen kartların gerçek sahiplerinin de haksız bir şekilde yargılanmaları da günümüzde sıklıkla görünmektedir.

Bilişim Suçları 

Konuyu en basitinden ceza hukuku bakımından ele alarak başlarsak, bilişim alanındaki suçlar, bu hukuk dalının en güncel ve en hızlı değişim gösteren konularından birini oluşturmaktadır. Bundan yıllar önce hiç veya açıkça öngörülemeyen ve dolayısıyla suç tipleri arasında düzenlenmeyen birtakım yeni fiiller ortaya çıkabildiği gibi, mevcut suç tipleriyle öngörülen fiillerin yeni yöntemlerle işlenmesi de söz konusu olabilmektedir. Bu bağlamda kanun koyucunun da bu alandaki değişim ve gelişmelere paralel olarak mevcut düzenlemelerini değiştirmesi ya da yeni düzenlemeler yapması gerekmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda izinsiz bilişim sistemine girme suçunun düzenlemesiyle birlikte, hukuk sistemimizde, Avrupa Siber Suç Sözleşmesi’nin 2. maddesinde öngörülen hukuka aykırı erişim düzenlemesiyle de paralellik sağlanmıştır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 29.04.2004 tarihinde kabul edilmiş ve 01.06.2005 tarihinde de yürürlüğü girmiştir. 5237 sayılı yasada bilişim suçları onuncu bölümde “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında, Kanunun ikinci kitabının “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmında yer almaktadır. Bilişim alanında suçlar bölümünde; hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girme ve sistemde kalma suçu, bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi suçu, bilişim sistemi aracılığıyla hukuka aykırı yarar sağlama suçu, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ve yasak cihaz veya program kullanma suçu yer almaktadır.

Bilişim yoluyla işlenen diğer suçlar ise; kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, verilerin yok edilmemesi suçu, haberleşmenin engellenmesi suçu, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, bilişim sisteminin kullanılması yoluyla işlenen hırsızlık suçu ve bilişim sistemlerinin kullanılması yoluyla işlenen dolandırıcılık suçudur.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 245. Maddesinde banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu şu şekilde düzenlenmiştir.

 (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunun Cezası

Ceza Birinci fıkra kapsamındaki fiiller bakımından hem adli para cezası hem de hapis cezası öngörülmüştür. Bu kapsamdaki fiillerin faili üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. İkinci, fıkra kapsamındaki fiillerin faili, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Üçüncü fıkra kapsamında fiili gerçekleştiren kişi dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca söz konusu suçun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de hükmolunacaktır.

Yasak Cihaz veya Program Kullanma Suçu

Yasal cihaz ve program kullanma suçu bilişim suçlarının işlenmesinde araç olarak kullanılan keylogger vb. programları kapsamakta olup, fikir ve sanat eserleri kanununda düzenlenen lisanssız program kullanma suçu ile karıştırılmamalıdır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 245/A Maddesinde banka yasak cihaz veya program kullanma suçu şu şekilde düzenlenmiştir.

(1)Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır

Bilişim Avukatı

Bilişim avukatı kavramının yanında genel kullanım itibariyle bilişim suçları avukatı ya da siber suçlar olarak da anıldığı görülmektedir. Bununla beraber bilişim avukatı kavramı, sadece ceza hukukuna ilişkin mevzuatta tanımlanan bir uzmanlık alanı olmadığı bu alana çok uzak kişilerce bilgisizce söylense dahi uygulama itibariyle bilişim hukukunun dolandırıcılık, siber zorbalık, telif ve marka hakkı ihlalleri gibi birçok konuyu kapsaması nedeniyle bilişim avukatlığının da kendi içinde bir alanda olduğu gerçeğini kabul etmek gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.