nasuh buğra karadağ

Yazılımların Yasal Koruması ve Yazılımcıların Hakları

Yazılımların fikri mülkiyet hukuku bakımından nasıl ve hangi şartlarda bir korumadan yaralanacağı, oluşturulan bir yazılımın evrensel bir korumadan faydalanma şartları, hakkın doğumu için tescil işleminin gerekli olup olmadığı, yazılımların telif hakları mı yoksa patent korumasından mı yararlanacağı ve bu bağlamda yazılımcıların haklarını açıkladığımız bu yazımıza başlamadan önce yazılımların yapısı incelememiz faydalı olacaktır.

Yazılımların Temel Yapısı

Yazılımlar veya diğer bir deyişle bilgisayar programları, bilgisayarlara belirli bir işin yaptırılabilmesi amacıyla programlama dili kullanılarak yazılmış komutların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir sistem olup, kendi içlerinde bir programlama dili içermektedir.

Günümüzde 150’den fazla programlama dili mevcut olmakla beraber, bu programlama dillerinden en yaygın ve bilinenleri ise; Python, Visualbasic, Acces, Foxpro, Pascal, Basic, C, C++, Java, JavaScript, Assembly, Ada, Fortran, Delphi ve Swift’tir. Bu programlama dillerinin hangilerinin tercih edileceği ise duruma ve kullanım amacına göre mühendislik, veritabanı, yapay zeka veya sistem programcılığına göre tercih edilmektedir. Bunun yanında, basit bilgisayarların çalışma dileri ise bilindiği üzere 1 ve 0’lardan oluşmaktadır.

Özetle biraz detaylandırıldığında bilgisayar programlarının dil ile ifade edilen fikir ürünleri arasında olduğu rahatlıkla ortaya çıkan bir durumdur.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuz ise bilgisayar programlarını, bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını ifade etmektedir.

Yazılımların Yasal Statüsü

Bilgisayar programları, telif yasamız olan fikir ve sanat eserleri kanununda, ilim ve edebiyat eserleri arasında yer almakla beraber yine ilim ve eserleri kendi içinde üç gruba ayrılmaktadır.

  • Dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve bilgisayar programları.
  • Raks, koreografi ve benzeri sahne eserleri
  • Bilimsel ve teknik nitelikteki fotoğraflar, haritalar, çizimler ve maketler.

Bu nedenle yazılımlar ülkemizce telif yasasınca, dil ile ifade olunan bilimsel eser olarak koruma altına alınmakla beraber diğer eserlerden daha farklı bir yapısı olması nedeniyle daha farklı yasal düzenlemelere de sahiptir. Bunlardan en önemlisi ise telif haklarıyla korunan diğer eserlere göre daha sıkı bir korumadan yararlanmasıdır.

Yazılımların Telif Haklarıyla Korunması İçin Zorunlu Unsurlar

Öncelikle oluşturulan bir fikir ürününün telif korumasından faydalanması için ilk unsur, telif yasasında sayılan eser gruplarından birine dâhil olmasıdır. Bunun ardından bir yazılımın eser statüsü kazanması için öncelikle fikir aşamasından çıkmış olması da gerekmektedir. Telif hakkı koruması için bir başka unsur da özgünlük olduğu gibi bu kriter yazılımlarda diğer eser türleri kadar aranmamaktadır. Son olarak da kanundaki ifadeyle eserin yani yazılımın alenileşmesi yani topluma sunulması gerekir. Bu unsurda yazılımın diğer insanlarca varlığının bilinmesi ve ulaşabiliyor olmasıyla sağlanabileceği gibi yazılımın, beta veya demo sürümleri de bu alenileşmeyi şartını gerçekleştirebilecek niteliktedir.

Ayrıca beta veya demo sürümlerinin bir başka faydası da mevcut piyasanın da yoklanmasını yanında programı kullanıcılara tanıtmasıdır. Sonuç olarak, demo veya beta sürümleri ile alenileşme koşulu sağlanacağı gibi, potansiyel müşterilerin yazılıma bakış açısı da tespit edilebilmektedir.

Yazılımların Hazırlık Aşamaları Telif Korumasından Yararlanması

Yazılımların hazırlık aşamaları ancak bir sonraki aşamada programın alenileşmemesini sağlayacak durumda olması koşuluyla eser korumasından yararlanacaktır. Başka bir deyişle, fikir aşamasının artık çok geride bırakılması gereklidir.

Fikir ve Sanat Eserlerini Kanununun 2. maddesinde, herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarının eser korumasından yararlanacağı da belirtilmiş olup yine aynı maddenin devamında da ara yüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser korumasından yararlanamayacağı da vurgulanmıştır.

Telif Koruması İçin Tescil, Kayıt ve Onama

Telif yasamızda belirtilen unsurların varlığı halinde, oluşturulan yazılım, eser niteliğine sahip olmakta ve telif korumasından yararlanmaktadır. Bunların yanında başkaca bir tescil, kayıt veya onaylama işlemleri ise sadece tespitin kolaylaştırılması için yapılan isteğe bağlı işlemlerdir.

Yazılımların Patent ile Korunması

Yazılımlar yani fikirsel çaba ve birikimle meydana getirilen ürünlerdir, o nedenle donanımlardan bu yönleriyle ayrılırlar. Zira bilindiği üzere donanımlar daha çok endüstriyel birikim ve çabayla oluşturulan ve geliştirilen ürünler olmaları nedeniyle patent veya duruma göre faydalı model korumasından faydalanabilmektedir.

Bunun yanında bir yazılımın bir donanımın içine yerleştirilerek piyasaya çıkarılması da yaygın olduğu gibi bu şekilde piyasaya çıkarılan yazılımlarda telif korumasından yararlanırlar. Kısacası yazılım ister bir donanımın içinde ister donanımla ayrı olarak piyasaya sürülmesi yazılımın telif korumasından faydalanmasını etkilemeyecektir.

Yazılımların patent ile korunması da Amerika Birleşik Devletlerinde yaygın bir durum olmasına rağmen, Avrupa Ülkelerinde ve Türkiye’de çok nadiren mümkün olan bir durumdur. Bunun nedeni ise yasal düzenlemelerimiz nedeniyle salt bir yazılıma patent koruması verilmemesidir.

Ülkemizde bir yazılımın patent ile korunması için mümkün olan tek yol ise endüstriyel buluşların patent koruması alınırken, bu ürünün çalışmasını sağlayan yazılımlarla beraber, buluşun patentini alırken patent korumasına dâhil edilmesidir.

Bunun haricinde yazılımlar sadece telif haklarıyla korunabileceği gibi aslında bu durum yazılımcı açısından olumsuz bir durum da değildir. Bunun nedenlerinden bazıları ise; Patent korumasının daha uzun ve zor bir süreç olması, Patent korumasının süresi incelemeli patent korumasıyla 20 yıl, incelemesiz patent yoluyla ise 7 yılken,  telif koruma süresi ise eser sahibinin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesi gibi patent korumasına göre çok daha uzun süreli bir koruma imkânına sahip olması ve telif korumasının kendiliğinden evrensel olmasıdır.

Yazılımcıların Hakları

Yasadaki ifadeyle eserin sahibi onu meydana getiren olacağından, yazılımlar üzerinde hak sahibi olanda yazılımı oluşturan yazılımcı veya yazılımcılardır.

Bilgisayar programları meydana getirilmesi sürecinin zorluğu düşünürsek, yazılım birden fazla kişinin çabasıyla oluşturulması gibi gayet yaygın bir durumdur. Telif yasamızda bu durum şu şekilde düzenlenmiştir: Birden fazla kimselerin birlikte oluşturdukları eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri oluşturduğu kısmın sahibi sayılır.

Aksi kararlaştırılmışsa, eseri birlikte oluşturanlardan her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin katılımını isteyebilir. Diğer taraf makul bir sebep olmaksızın katılım sağlamazsa, mahkemece izin verilebilir. Aynı hüküm mali yani ekonomik hakların kullanılmasında da uygulanır.  Birden fazla kimsenin katılım ve çabasıyla oluşturulan eser ayrılmaz bir bütünlük taşıyorsa, eserin sahibi, eseri oluşturanların birliğidir. Bu birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir işleme makul bir sebep olmadığı halde müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.

Birden fazla kimsenin katılımı ile oluşturulan eser, ayrılmaz bütünlük taşıyorsa, bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar, eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Bu katılım ve çabanın kapsamına baktığımızda da bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar,  katılım ve çaba yani iştirak olarak görülmeyecektir.

Eser sahibinin yani yazılımcının yetkileri ise ekonomik yetkiler ve manevi yetkiler olmak üzere ikiye ayrılır. Ekonomik yetkiler ile manevi yetkiler de amaçları ve kullanım yönleri bakımından ayrılırlar.

Ekonomik veya kanundaki ismiyle mali yetkiler, eser sahibine eseri üzerinden parasal menfaat sağlamaya yönelik yetkiler olup devir, ruhsat veya lisanslama gibi işlemlere konu olabilirler. Ekonomik yetkilerin telif koruma süresi ise eser sahibinin ölümünden ardından 70 yıl daha korunmakta olup, bu sürenin dolmasıyla telif koruması düşecektir. Koruma süresi ise eserin alenileşmesinden itibaren başlayacaktır.

Manevi yetkiler ise eser sahibine ekonomik menfaat sağlamaya yönelik yetkiler olmayıp, eser sahibine eserinin itibarını koruması için verilen yetkilerdir. Bu yetkilerden eser sahibinin feragat etmesi veya sözleşmeyle devretmesi mümkün olmadığı gibi koruması süreleri de eser sahibinin ölümüyle sona ermektedir.

Yazılımcıların Ekonomik Hakları

  • İşleme Yetkisi

Bir yazılım üzerinde işleme yani esaslı değişikler ve düzenlemeler yapma yetkisi eser sahibine aittir. Eser sahibi bu yetkisini süreli veya süresiz olarak lisanslayabilir.

Bilgisayar programlarının yapışı diğer eserlere kıyasla daha farklıdır, diğer eser türlerinde kişisel kullanım amaçlı olarak işleme yapılması bir telif hakkı ihlali değilken, yazılımlar üzerinde kişisel kullanım amaçlı işleme hakkı kullanıcılar bakımında istisnai hallerde mümkündür.

Biraz açarsak; yazılımın gerektiği gibi veya istendiği gibi çalışmaması durumda düzenlemeler yapmaları müşteriler bakımından mümkündür. Yani basit lisans sahipleri dediğimiz programı sadece kullanmak için satın alan kişilerin sadece programın gerektiği gibi çalışmaması durumunda işleme sayılabilecek düzenlemeler yapma hakları vardır.

Hatta şunu da belirtmek gerekir ki, programı lisanslayan kişiler programdaki sorunları çözme amaçlı yapılacak işlemeleri sözleşmeye madde koyarak dahi engellemezler. Ancak korsan yazılım kullanmaları bir telif hakkı olduğu gibi korsan yazılım üzerinde işleme yapmaları da yine bir telif hakkı ihlalidir.

Bilgisayar programları yapıları itibariyle diğer eser türlerinden farklılıklarından birisi de kişisel kullanım amacıyla korsan bir kitap veya sinema filmi satın alınması bir telif hakkı değilken, korsan yazılım olarak da ifade edilen lisanssız bir yazılımın kişisel kullanım amaçlı dahi olsa kullanılması bir telif hakkı ihlalidir.

  • Çoğaltma Yetkisi

Eserin yani yazılımın herhangi bir şekilde veya yöntemle kopyalanmasının bir lisans sözleşmesi yapılmadığı sürece eser sahibine yani yazılımcıya ait olmasıdır. Programın depolanması da veya internet üzerinden indirilmeye hazır hale getirilmesi de bu yetki kapsamındadır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda da, çoğaltma hakkının, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsayacağı belirtilmektedir.

Yakın zamana kadar korsan CD ve korsan kitap adı verilen satış yöntemleriyle ihlal edilen bu hak günümüzde daha çok yazılımların internet ortamında yüklenerek, izinsiz olarak indirilmesiyle ihlal edilmektedir. Aynı şekilde link veya frame verilmesi de bir çoğaltma niteliğinde olması nedeniyle de bir link veya frame verecek kimsenin mutlaka eser sahibinin iznini alması gerekmektedir.

Yani bir lisans sözleşmesi olmaksızın yazılımın internete yüklenmesi veya internetten indirilmeye hazır hale getirilmesi çoğaltma hakkının ihlalidir. İnternetin de yaygınlaşması ve denetiminin zorlaşması nedenleri çoğaltma yetkisi yazımcıların ve yazılım firmalarının en sık ihlal edilen haklarından biri haline gelmiştir.

Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine ait olduğu gibi bu yetkininde sözleşme yoluyla süreli veya süresiz olarak devredilmesi yahut lisans verilmesi mümkündür.  Basit lisans sahibi kullanıcıların yani müşterilerin adil kullanım hakkı çerçevesinde sadece bir adet kopyayı yedekleme yetkileri vardır ve bu yetkileri sözleşmeyle dahi sınırlandırılamayacaktır.

  • Yayma Yetkisi

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bu yetkinin de fiziksel veya dijital yollarla eser sahibinin izni dışında kullanılması bir telif hakkı ihlalidir.

Kısacası yayma yetkisi, eserin çoğaltılmış kopyalarının sadece eser sahibi tarafından satıma ve kiralamaya konu olacağını düzenler. Yine eser sahibi bu yetkisi de lisanslayabilir. Eğer bir yazılım firmasına veya kişiye bu yetkiyi tam lisans sözleşmesiyle devredildiği takdirde sözleşme süresi boyunca yayma yetkisini o firma kullanabilmektedir.

Lisanslama işlemlerinde ise tam lisans verilmesi durumunda başka kişilere eser sahibi unvanıyla basit lisans verilemektedir. Yani basit lisans verme yetkisi artık sözleşme süresi boyunca tam lisans sahibinde olacaktır.

  • Temsil Ve Topluma İletim Yetkisi

FSEK m. 25’in yeni düzenlenmesi ile umuma iletim, bir eserin veya çoğaltılmış nüshalarının radyo, televizyon veya herhangi diğer bir teknik usulle toplumun kullanımına ve yararlanmasına sunulmasıdır.

Yazılım üzerindeki temsil yani yazılımın yaratıcısı olarak tanıtılma ve bundan parasal menfaat sağlama yetkilerinin yazılımcıya ait olduğu gibi, yine diğer ekonomik yetkilerde olduğu gibi tam lisansa yani devir işlemine konu olabilecek bir yetkidir. Ancak temsil yetkisinin devredilmesi eser sahibinin manevi yetkilerinden olan ‘’eser sahibi olarak tanıtılma yetkisini’’ ihlal edecek şekilde de kullanılamayacaktır.

Yazılımcıların Manevi Hakları

  • Eseri Topluma Sunum Yetkisi

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuzda, umuma arz salahiyeti olarak düzenlemiş bu yetki, bir eserin topluma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibinin tayin edebileceğini açıkça kanunun 14. Maddesinde düzenlemektedir. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmayan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibinin bilgi verebileceği de ilgili maddenin devamında yer almaktadır.

Bununla beraber eser sahibine tanınan bu hakkın bir manevi yetki olması nedeniyle de, eserin topluma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin topluma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Söz konusu bu menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmesi de eser sahibinin kendisine tanınan manevi yetkilerden sözleşmeyle feragati hükümsüz olması nedeniyle mümkün değildir.

  • Eser Sahibinin Adının Belirtilmesi

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 15. maddesinde düzenlenmiş olan eser sahibinin adının belirtilmesi yetkisi,  eser sahibinin adının eserde yer almasını kapsadığı gibi eserin kullanıldığı her yer ve durumda açıkça belirtilmesini de kapsamaktadır.  Eser sahibinin kendisine tanınan bu yetkiden de sözleşmeyle feragat etmesi mümkün olmadığı gibi bu yetkinin ihlal edilmesi de bir manevi tazminat sebebidir.

  • Eserde Değişiklik Yapılmasını Yasaklama Hakkı

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 16. maddesinde düzenlenmiş olan bu yetkinin de internet ortamında ihlali sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Yasal düzenlemeye göre, eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işleyen, topluma sunan, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse;  ancak işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği gereğince zorunlu görülen değiştirmeleri eser sahibinin özel bir izni olmaksızın da yapabilir. Bununla beraber, eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.

Lisans Sözleşmeleri

Eser sahibi yazılımcıyla dağıtıcı yazılım firması arasında yapılan sözleşmelere tam lisans sözleşmeleri adı verilir. Bu tip devir sözleşmelerinde yazılımcı karşı tarafa ekonomik yetkilerini süresi veya süresiz olarak, yazılı olarak devreder.

Sözleşmede tarafların açıkça yazıldığı, hangi yetkilerin ne kadar süreyle devredildiğinin belirtildiği bu sözleşmede, ücret veya pay karşılığı ekonomik yetkileri devralan taraf yazılımın satışını ve dağıtımını üstlenmiş olur.

Bir de eser sahibi veya tam lisans sözleşmesi yapılmışsa, yazılım üzerinde gerekli haklara sahip olan firma ile kullanıcılar arasında yapılan sözleşmeler vardır. Bu tip sözleşmeleri birçok yazılımın kurulumu sırasında bilgisayar ekranında görünmektedir. Kullanıcıya kullanımın sınırları açıklanan sadece programın kullanımı için verilen yetkilerden oluşan sözleşmelerdir. Ancak yazılımın niteliği ve değeri bunun yanı sıra müşterinin durumu gibi unsurlar, bu tip sözleşmelerin karşılıklı görüşler alınarak yapılmasını da sağlayabilmektedir.

Bununla beraber, yasal düzenlemelere aykırı sözleşme hükümleri de geçerli olmadığı gibi, sözleşmelerde ne kadar katı ve keskin kurallar olursa olsun, eğer telif yasaları kullanıcılara bir takim yetkiler tanımaktaysa bu tür yetkilerin sözleşmeyle kısıtlanması da mümkün olmayacaktır.

Freeware, Shareware ve Adware Yazılımlar

Freeware Yazılımlar

Telif hakkı koruması olan ancak ücretsiz ve sınırsız bir kullanım yetkisi sunulan yazılımlar olup, daha çok topluma bir şey sunma motivasyonu ile hareket eden yazılımcıların ve yazılım firmalarının tercih ettiği bir dağıtım yöntemidir ve genellikle yazılımcılığın gelişmesine parasal kazanç sağlamaktan daha fazla önem veren yazılımcılar tarafından tercih edilir.

Shareware Yazılımlar 

Kullancılara belirli bir süre için ücretsiz kullanım imkânı tanıyan, kullanım süresinin dolmasıyla sınırlı olarak çalışan veya yazılım ücretsiz olarak kullanıldığını hatırlatan mesajlar gösteren yazılımlar olup, benzer şekilde nadiren programın çalışmayı durdurması gibi durumlar da mümkündür.

Bu tür yazılımlar kullanıcılara belirli bir süre için kullanım imkanı tanıyan, belirli bir süre bedelsiz deneme ve kullanma hakkı tanıyan ancak kullanım lisansının satın alınmasına yönlendirme prensibiyle çalışmaktadırlar.

Adware Yazılımlar

Programın direk bir ücret karşılığı değil, bir takım reklamların programın içine gömülmesiyle kullanıcıya sunulmasıyla verilen yazılımlardır. Genellikle programın reklamsız olarak kullanılması için de belirli bir ücret istenir.

Kişisel Kullanım Özgürlüğü

Bütün fikir ve sanat eserlerinin kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.

Diğer eserler için kişisel kullanım amacıyla korsan ürün kullanımı bir telif hakkı ihlali değilken, bilgisayar programlarının lisanssız yani korsan olarak kullanılması da bir telif hakkı ihlalidir.

Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir.

Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez.

Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir öğesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir.

Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kodun çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir:

  1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi,
  2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması,
  3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması.

Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin;

  1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına,
  2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine,
  3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin vermez.

Programdan normal yararlanma sınırının aşılmaması ve yine programın hak sahibine zarar verecek şekilde kullanılmaması gerekir.

Telif Hakkı İhlallerine Karşı Açılabilecek Ceza Davaları

Lisanssız bir programın satın alınması, kopyalanması veya dağıtılmaları fikir sanat eserleri kanunu kapsamında suçtur. Ceza davalarına konu olabilecekleri gibi yazılım üzerinde hak sahipliği olanlarla tazminat davası da açılabilir.

Bunun yanı sıra programın yasal kullanım hakkına sahip olan kişilerin lisansta ve kanunda izin verilen izin verilen durumu aşacak şekilde çoğaltma yapmaları, programı satmaları ve bedelsiz olarak dahi olsa dağıtmaları da fikir ve sanat eserleri kapsamında suç olduğu gibi tazminat davalarına konu olabilecektir.

Yazılıma kendi yazılımcı sıfatıyla ad koymak, başkasının yazılımını kendi yazılımı gibi veya tam lisans sahibi gibi göstermek fikir ve eser eserleri kanununda suç olup tazminata konu olabilecek, ciddi telif hakkı ihlalleri arasındadır.

Bu kapsamda, yazılım ile uğraşan ve bu alanda çalışan, eğitim gören kişiler ve firmalar, bir yazılım kodlanırken piyasaya çıkarılmadan önce dikkat ettikleri hususlar, öncelikle programın mümkünse hatasız veya minimum hatayla çalışıyor olmasına bunun ardından ise izinsiz çoğaltılmasını engelleyecek güvenlik sistemleridir.

Fikir ve sanat eserleri kanununca söz konusu bu güvenlik sistemlerinin etkisiz kılınmasına yönelik eylemlerde suç olarak düzenlenmektedir. Düzenleme şu şekildedir:  ‘’Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. ‘’

Bunun yanı sıra Türk ceza kanunun da bilişim sistemlerine yetkisiz giriş yapma veya bilişim sistemlerine zarar verme amacıyla zararlı programlar için de bir düzenle mevcut olup az evvel yukarda bahsedilen düzenlemeyle karıştırılmamalıdır.

Bu durumda ortada hem eser sahibinin veya duruma göre tam lisans sahibi firmanın ekonomik yetkilerinden temsil yetkisi ihlal edilmesi hem de eser sahibinin manevi yetkilerinden eser sahibi olarak tanıtılma yetkisinin ihlali söz konusudur.

Yine bu suçlar bakımından ceza davaların soruşturma işlemleri yani savcılık işlemleriyle kovuşturma yani yargılama işlemleri için şikâyet gerekli olduğundan, yazılımcı veya tam lisans sahibi firmanın şikâyet hakkını kullanmaları gerekmektedir.

Yazılım üzerinde hak sahibi olanların şikâyet hakkını kullanırken ayrıca ellerinde bulunan delilleri de savcılığa vermeleri de gerekir.

Telif Hakkı İhlallerine Karşı Açılabilecek Hukuk Davaları

Önleme Davaları

Tecavüzün önlenmesine yönelik bir davadır. Tecavüz’ün men’i olarak da bilinir. İhlalin yaşanmasından önce açılan bir davadır ve ihlal meydana gelmişse açılamayacaktır.

Durdurma Davaları

Tecavüzün durdurulmasına yönelik bir dava olup tecavüzün ref’i olarak da bilinir. İhlalin ortaya çıkmasının ardından etkilerini ortadan kaldırmak için açılan bir davadır.

Tecavüz eylemi gerçekleşmiş ancak etkileri devam ediyorsa bu durumda hem önleme hem de durdurma davası birlikte açılabilecektir.

Maddi Tazminat Davası

Ekonomik yetkilerinizin ihlal edilmesinden ötürü uğradığınız ekonomik zararın giderilmesi için açabileceğiniz bir dava yoludur. Hak ihlali nedeniyle yaşanan kazanç kaybının tespit edilerek davalı yani karşı taraftan alınması amacıyla açılan bir davadır.

Manevi Tazminat Davası

Hak ihlali nedeniyle yaşanan üzüntü verici durumun tazmini amacıyla açılan bir dava türü olmakla beraber sırf manevi veya mali yetkilerin ihlali nedeniyle açılabilmektedir. Bununla beraber, mali yetkilere yönelik hak ihlalleri nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat davası açılabiliyorken, sadece manevi yetkilere yönelik ihlaller nedeniyle manevi tazminat davası açılabileceği görüşü de hâkimdir.

 

En iyi avukat reklam yasağını çiğnemeyendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir