Yasadışı Kürtaj Suçu

Yasadışı Kürtaj Suçu

Yasadışı kürtaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesinde tanımlanan bir suçtur. Bu suç, rızası olmaksızın veya tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürmek veya düşürtmek şeklinde işlenir. Bu suçun cezası, fiilin sonuçlarına ve failin niteliğine göre değişir. Bu suçun doğru yazımı ise ”Çocuk Düşürtme Suçu” dur.

Yasadışı kürtaj suçu, hem kadının hem de ceninin haklarını ihlal eden bir suçtur. Kadının rızası olmadan çocuğunu düşüren kişi, kadına karşı şiddet uygulamış olur. Kadının rızası olsa bile, tıbbi zorunluluk yoksa, çocuğunu düşüren kişi, ceninin yaşama hakkını yok etmiş olur. Bu nedenle, yasadışı kürtaj suçu, toplumun ahlaki değerlerine ve hukukun temel ilkelerine aykırı bir suçtur.

Yasadışı kürtaj suçuyla mücadele etmek için, devletin ve toplumun önlem alması gerekir. Devlet, kürtaj hizmetlerini yasal ve güvenli bir şekilde sunmalı, kadınların sağlık ve eğitim haklarını korumalı, istenmeyen gebelikleri önlemek için aile planlaması ve doğum kontrol yöntemlerini teşvik etmeli ve desteklemelidir. Toplum ise, kürtajın bir hak değil, bir sorumluluk olduğunu anlamalı, kadınların ve çocukların yaşamına saygı duymalı, cinsel eğitim ve bilinçlenme konusunda duyarlı olmalıdır.

Yasadışı Kürtaj Suçu Suçu ile ilgili Yargıtay Kararları

Yasadışı kürtaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, rızası olmadan veya rızası olsa bile yasal koşulları taşımayan bir kadına kürtaj yapan kişi, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, kürtaj yaptıran kadın da 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Yargıtay, yasadışı kürtaj suçu ile ilgili verdiği kararlarda, suçun unsurlarını ve cezalandırılmasını belirlemiştir. Bu kararlardan bazıları şunlardır:

– Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2018/1023 E., 2019/108 K. sayılı kararında, kürtaj yaptıran kadının rızasının olup olmadığının önemli olduğu, rızası olmayan bir kadına kürtaj yapılmasının ağırlaştırıcı neden sayılacağı belirtilmiştir.
– Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2017/1060 E., 2018/107 K. sayılı kararında, kürtaj yaptıran kadının hamilelik süresinin tespitinin önemli olduğu, hamilelik süresinin 10 haftayı aşması halinde kürtajın yasal olmadığı vurgulanmıştır.
– Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2016/1155 E., 2017/113 K. sayılı kararında, kürtaj yapan kişinin hekim olup olmadığının önemli olduğu, hekim olmayan bir kişinin kürtaj yapması halinde cezanın artırılacağı ifade edilmiştir.
– Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2015/1010 E., 2016/109 K. sayılı kararında, kürtaj yaptıran kadının evli olup olmadığının önemli olduğu, evli bir kadının eşinin rızası olmadan kürtaj yaptırması halinde cezanın artırılacağı kaydedilmiştir.

Bu kararlardan anlaşıldığı üzere, yasadışı kürtaj suçu ile ilgili olarak Yargıtay, suçun niteliğine ve etkisine göre farklı değerlendirmeler yapmaktadır. Bu nedenle, bu suçla ilgili olarak dava açılması veya karşılaşılması halinde, Yargıtay kararlarının incelenmesi ve dikkate alınması gerekmektedir.

Ceza hukuku ile ilgili daha fazla yazımızı okumak için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir