Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi

Tutuklama kararına itiraz dilekçesi, mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılması için yazılmaktadır. Tutuklama kararı, suç işlediğine ilişkin kuvvetli şüphe taşıyan kişilerin, kaçmasını ve delilleri karartmasını önlemek için alınan koruma tedbirlerinden biridir. Bu dilekçe, tutuklama kararının hukuki yerindeliğini ve adil bir yargı sürecinin sağlanmasını talep etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Tutuklama Sebepleri

Tutuklama kararının verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirtilen tutuklama nedenlerinin varlığı aranmaktadır. Tutuklama sebepleri arasında şüphelinin kaçması, saklanması veya delilleri yok etmeye yönelik davranışlarda bulunması gibi durumlar yer almaktadır. Ancak tutuklama kararı, işin önemi ve verilmesi gereken ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmadığı takdirde verilemez.

Sorgu Aşamasında Şüphelinin Temel Hakları

Şüpheli veya sanık sorgusu sırasında temel haklara saygı gösterilmesi önemlidir. Bu haklar arasında müdafinin hukuki yardımdan yararlanma hakkı, susma hakkı, lehine olan delilleri ileri sürebilme veya toplanmasını talep edebilme hakkı ve savunma hakkı bulunmaktadır.

Tutuklama Kararına İtiraz Usulü

Tutuklama kararına karşı itiraz, kararın tefhim tarihinden itibaren yedi gün içerisinde yapılmalıdır. İtiraz, bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.

Tutuklama kararına itiraz, kararın verildiği günün ertesi günden itibaren 7 gün içinde (CMK Md. 268/1) itiraz merciine yapılmalıdır.

İtirazın yerinde görülmemesi halinde, en fazla üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir.

Tutuklama Kararına İtirazı Kimler Yapabilir?

Tutuklama kararına itirazda bulunma hakkı, Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık, katılan, suçtan zarar gören kişiler ve tutuklanan kişinin yasal temsilcisi ile eşi gibi kişilere aittir. Bu kişiler, tutuklama kararının hukuki yerindeliğini sorgulama ve adil bir yargı süreci talep etme hakkına sahiptirler.

Azami Tutukluluk Süresi

Soruşturma aşamasında azami tutukluluk süresi, işin niteliğine göre belirlenir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işlerde bu süre 1 yıl, diğer işlerde ise 6 aydır. Tutukluluk süresi zorunlu hallerde uzatılabilir ancak bu süreler yasal çerçevede belirlenmiştir.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, aşağıda tutuklama kararına itiraz dilekçesi örneği sunulmuştur:

…… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

Gönderilmek üzere

……… SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No : 2024/… Sorgu

TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ EDEN

ŞÜPHELİ :……, TC No: ………

MÜDAFİİ : Av. Nasuh Buğra Karadağ 

KONUSU : ….. Sulh Ceza Hakimliği’nin …..2022 tarih ve 2022/… sorgu sayılı kararı ile şüpheli … hakkında verilmiş olan tutuklama kararına karşı itirazlarımız ile şüpheli …. Bi hakkın tahliyesine karar verilmesi hkk.

AÇIKLAMALAR :

Tutuklamaya ilişkin kararlarda CMK madde 100’deki koşulların ve yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesindeki koşullar ile Anayasa’nın 19/3 hükümlerinin şüpheli bakımından oluşup oluşmadığının mahkemece irdelenip karar verilmesi gerekmesine rağmen mahkemede yapılan sorguda bu yönde bir inceleme yapılmadan tutuklama kararı verilmiştir. Bu durum, hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Tutuklama gerekçesinin net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Ancak şüpheli veya sanığın kaçma, delilleri yok etme veya tanık baskısı gibi somut olguların bulunmadığına dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca suç vasfı ve unsurlarıyla ilgili de yeterli bilgi verilmemiştir. Bu hususlar her dava için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve tutuklama kararı verilmeden önce detaylı bir inceleme yapılmalıdır.

Tutuklama, en son çare olarak uygulanması gereken bir güvenlik tedbiridir. Ancak müvekkilimizin kaçma veya delilleri yok etme gibi bir şüphesi bulunmamaktadır. Tutanaklarda da belirtildiği üzere müvekkil, kendiliğinden teslim olmuştur. Dolayısıyla adli kontrol tedbirleri uygulanarak şüphelinin serbest bırakılması daha uygun olacaktır.

CMK 109’a göre adli kontrol tedbirinin tutuklamadan önce değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak bu durumda adli kontrol tedbiri uygulanmadan doğrudan tutuklama kararı verilmiştir. Bu da hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı,

Müdafii olduğumuz şüpheli …. hakkında verilen tutuklama kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINI ve ŞÜPHELİNİN Bİ HAKKIN SALIVERİLMESİNİ talep ediyoruz. Aksi bir karar verilmesi durumunda ise CMK m.109 ve diğer ilgili hükümler çerçevesinde tutuklama tedbirinin ADLİ KONTROLE çevrilmesini talep ederiz.

Şüpheli Müdafi

Av. Nasuh Buğra Karadağ

Avukat Desteği

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45
Mail: nasuhbugrakaradag@gmail.com

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir