Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrının Açıklanması Suçu

Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrının Açıklanması Suçu (TCK 239)

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesinde düzenlenen bir ekonomik suçtur. Bu suç, ticari hayatın sağlıklı işlemesi ve rekabetin korunması için önemli olan bilgi veya belgelerin yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesiyle işlenir.

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı nedir?

Ticari sır, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili olarak yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken bilgi veya belgelerdir. Örneğin, bir işletmenin fiyatlandırma politikası, pazarlama stratejisi, müşteri portföyü, araştırma ve geliştirme çalışmaları, ticari sır olarak kabul edilebilir.

Bankacılık sırrı, bankanın yönetim ve denetim organlarının üyeleri, mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu ile ilgili bilgilerle, bankanın müşteri potansiyeli, kredi verme, mevduat toplama, yönetim esasları, diğer bankacılık hizmet ve faaliyetleri, risk pozisyonlarına ilişkin her türlü bilgi ve belgelerdir. Örneğin, bir bankanın bilançosu, kredi kartı verileri, müşterilerinin hesap hareketleri, bankacılık sırrı olarak kabul edilebilir.

Müşteri sırrı, ticari işletme ve şirketlerin, bankaların, sigorta şirketlerinin, sermaye piyasasında ve malî piyasalarda faaliyet gösteren aracı kurumların, kendi faaliyet alanlarıyla ilgili olarak müşteriyle ilişkilerinde, müşterinin şahsî, iktisadî, malî, nakit ve kredi durumuna ilişkin doğrudan veya dolayısıyla edindikleri tüm bilgi ve belgelerdir. Örneğin, bir sigorta şirketinin müşterisinin sağlık durumu, bir aracı kurumun müşterisinin yatırım tercihleri, müşteri sırrı olarak kabul edilebilir.

Bu sırların niteliği ve kapsamı ilgili kanunlarda belirlenmiştir. Bir bilgi veya belgenin bu nitelikte olup olmadığı ise hâkim tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması suçunun unsurları

Bu suçun faili, sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını öğrenen kişi olabilir.

  1. Failin sıfat, görev, meslek veya sanatı gereği ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrına vakıf olması: Failin bu suçu işleyebilmesi için bu bilgi veya belgelere meşru bir yolla sahip olması gerekir. Örneğin, bir avukatın müvekkilinin ticari sırlarını öğrenmesi, bir banka çalışanının müşterilerinin bankacılık sırlarını bilmeleri veya bir muhasebecinin işvereninin müşteri sırlarını öğrenmesi gibi durumlarda fail bu unsuru taşımış olur.
  2. Failin ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını yetkisiz kişilere vermesi veya ifşa etmesi: Failin bu suçu işleyebilmesi için bu bilgi veya belgeleri hukuka aykırı olarak başkalarına açıklaması gerekir. Örneğin, bir avukatın müvekkilinin ticari sırlarını rakiplerine vermesi, bir banka çalışanının müşterilerinin bankacılık sırlarını basına sızdırması veya bir muhasebecinin işvereninin müşteri sırlarını sosyal medyada paylaşması gibi durumlarda fail bu unsuru taşımış olur.
  3. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının niteliği: Bu suçun işlenebilmesi için failin açıkladığı bilgi veya belgelerin ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrına giren nitelikte olması gerekir. Ticari sır, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanına ilişkin olarak yalnızca belirli sayıda kişi tarafından bilinen ve rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan bilgi ve belgelerdir. Bankacılık sırrı, bankanın yönetim ve denetim organlarının üyeleri, mensupları ve diğer görevlilerinin bilgisine sahip olduğu malî, iktisadî ve kredi durumu ile ilgili bilgi ve belgelerdir.

Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrının Açıklanması Suçunun Cezası (TCK 239)

Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesini suç olarak tanımlamaktadır. Bu suçun işlenmesi halinde fail, şikayet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının ne olduğu kanunda açıkça tanımlanmamıştır. Bu nedenle bunların belirlenmesinde ilgili kanunlarda yer alan ölçütler ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Genel olarak ticari sır, bir işletmenin faaliyet alanına ilişkin olarak rakiplerinden gizli tuttuğu ve ekonomik başarı ve verimliliği için önemli olan bilgi ve belgelerdir. Bankacılık sırrı, bankanın yönetim ve denetim organları, mensupları ve diğer görevlilerinin malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu ile ilgili bilgi ve belgelerdir. Müşteri sırrı ise ticarî işletme, banka, sigorta şirketi gibi kuruluşların müşterilerinin şahsî, iktisadî, malî, nakit ve kredi durumuna ilişkin bilgi ve belgelerdir.

Bu suçun ağırlaştırıcı sebepleri de kanunda düzenlenmiştir. Buna göre:

– Bu bilgi veya belgelerin hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de aynı ceza uygulanır.
– Bu bilgi veya belgelerin fennî keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin olması halinde de aynı ceza uygulanır.
– Bu sırların Türkiye’de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklanması halinde ceza üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
– Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına çarptırılır.

Ceza hukuku ile ilgili daha fazla yazımızı okumak için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

AVUKAT DESTEĞİ

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45
Mail: nasuhbugrakaradag@gmail.com
Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir