nasuh buğra karadağ

Siber Zorbalık ve Siber Zorbalıkla Mücadele

İnternet kullanımının yaygınlaşması sonucunda, sosyal ağların hayatımıza iyice entegre olduğu bir dönemdeyiz ve bu durum hayatımıza daha kolay bir haberleşme gibi olumlu şeyler katmasının yanında maalesef siber zorbalık eylemlerini de yaşantımızın bir gerçeği haline getirmiştir.

Siber zorbalık kavramından önce zorbalık kavramını tek olarak ele alırsak; aralarında bir güç dengesizliği bulunan kişiler arasında, güçlü olan tarafın, zayıf olana karşı, zarar verme amacıyla gerçekleştirdiği ve süreklilik arz eden saldırgan davranışlardır.

Siber zorbalık ise; yüz yüze zorbalıktan farklı olarak, internet ve sosyal ağlarda dâhil olmak üzere, elektronik veya dijital ortamlar üzerinden, başkalarına rahatsızlık veya zarar verme amacıyla bir takım kişi ya da gruplarca yapılan aşağılama, küçük düşürme, hakaret, taciz, tehdit, şantaj, dışlama ve rencide etme gibi davranışların genel adıdır.

Her ne kadar siber ortamlarda yapılan zorbalık eylemlerinin, geleneksel zorbalıktan daha az zararlı olduğu düşünülse de, siber zorbalık eylemleri sonucunda, birçok bireyin kendisine veya çevresine zarar verdiğinin, yapmak istemedikleri bir takım şeylere zorlandığı hatta intihar ettiği veya en azından denediğinin bilincinde olunması gerekiyor.

Siber Zorbalık Eylemlerinin Artmasında Etkili Olan Nedenler 

İnternet ortamında olmanın verdiği göreceli bir rahatlık ve kullanıcıların gerçek kimliklerini gizleyebileceği düşüncesi, siber zorbalık eylemlerinin artmasının başlıca nedenlerinden biridir. Ancak, asıl etkenin, internet kullanımının ve sosyal medya platformları gibi siber ortamların yaygınlaşması olduğunu söylemek doğru olmayacaktır.

Zira az gelişmiş sosyal beceriler, yetersiz özsaygı, uygun olmayan davranışların model alınması, saldırganlık, sağlıksız ebeveyn çocuk iletişimi, vizyonsuz ve kontrolsüz internet kullanımı gibi faktörler de siber zorbalığın başlıca nedenleri arasındadır.

 Aslında, siber zorbalık eylemlerinin büyük bir kısmının temelinde bir zarar verme isteği olduğu gibi, bu isteğin arkasında ise öfke, düşük benlik kaygıları ve hayal kırıklıkları gibi duygular da yer alıyor.

Bunun sonucunda da bireysel farkındalıktan yoksun bir sosyal medya kullanımının da yaygın olması, siber zorbalık eylemlerinin artmasına yol açıyor.

Örnek vermek gerekirse, siber zorbalığa maruz kalan bireyler ve özellikle çocuklar bir takım ruhsal etkilenmelere maruz kalıyor. Kimilerinde öfke, kimilerinde hayal kırıklığı, kimilerinde özgüven eksikliği veya hepsi birden oluşabiliyor. Bunun sonucunda da meydana gelen bu öfkelerini kontrol altına alamadıklarında, bir yansıtma zorunluluğu içinde olabiliyorlar ve maalesef siber zorbalığa maruz kalan bireyler ve özellikle çocuklar, bir süre sonra siber zorbalık yapmaya başlıyorlar.

Tabi şunu da belirtmek gerekir ki, sosyal medyada olumsuz örnek oluşturabilecek içerikler daha fazla ilgi görmesi nedeniyle daha hızlı yayılıyor. Bunun sonucunda da bir süre sonra bu tip içerikleri gören bireyler ve özellikle çocuklar için anormal olan davranış ve sözler normalleşmeye başlıyor.

Örnek vererek açıklamak gerekirse; bir veya birden fazla kişiye sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret eylemleri, cinsel içerikli olanlar da dâhil olmak üzere her türlü taciz mesajları, kişilerin fotoğraflarının izin alınmadan rencide edici bir şekilde paylaşılması veya alay konusu olacak şekilde üzerinde değişiklikler yapılması gibi zararlı eylemler maalesef bazen özellikle yetişkin olmayan bireylerce normal hatta gülünç karşılanabiliyor.

Bu tip nedenlerle de çocuklar ve ergin olmayan bireylerce eğlenme ve ilgi çekme amacıyla siber zorbalık ve benzeri davranışlar sıklıkla sergilenmektedir.

 Siber Zorbalık ile Mücadele Kapsamında Yasal Süreçte Yapılması Gerekenler

Yasal sürecin başlatılması adına öncelikli olarak yapılması gereken, zorbalığa maruz kalan kişinin veya avukatının, siber ortamda gerçekleştirilen saldırı eylemine ilişkin mevcut delillerle beraber ilgili mercilere başvurarak duruma göre bir suç duyurusunda veya şikâyette bulunmasıdır. Delillerin toplanması da en basitinden URL adreslerinin, ekran görüntülerinin ve aynı şekilde mevcut ses ve görüntü kayıtlarının alınmasıyla sağlanabilmektedir.

Ayrıca gereken deliller ise soruşturma sürecinde savcılık talimatıyla emniyet güçlerince toplanmak zorundadır. Bununla beraber taraflarca sunulan veriler, delil başlangıcı niteliğinde olup, üzerinde oynanabileceği nedeniyle doğrulanması için yer sağlayıcılardan veri doğrulaması da talep edilmelidir.

Yapılan araştırmalara göre hakaret yoluyla yapılan siber zorbalık eylemlerinin, siber zorbalığa maruz kalan kişiler üzerinde, hayal kırıklığı ve öfke gibi bir takım ruhsal değişimler meydana getirdiği bilinmektedir. Bu süreçte siber zorbalığa maruz kalanlar, zorbalara karşılık veriyorlar ve mevcut bir siber zorbalık eylemi bir anda karşılıklı hakarete varabiliyor. Bunun sonucunda da yasal süreç açısından siber zorbaların lehlerine bir durum yaratılmış oluyor.

Siber Zorbalığa Konu Olan İçeriğin İnternetten Kaldırılması İçin Yapılması Gerekenler

İnternet üzerinden yapılan bir takım yayınlarla da kişilik hakkı ihlalleri veya benzer şekilde özel hayatın gizliliğine yönelik ihlaller yapılmaktadır. Bu durumda suç duyurusu veya şikâyetin yanında, mağduriyetin etkilerini azaltmak adına söz konusu yayınlara yönelik erişimin engellenmesi veya duruma göre içeriğin kaldırılması için de bir süreç başlatılması gerekir.

Kişiler, kişilik haklarının ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi için, Sulh Ceza Hâkimine bir talep ile başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini isteyebilirler. Yapılan bu başvuruların da en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapılmaksızın karara bağlanması zorunludur.

Bunun yanı sıra, internet üzerinden yapılan bir takım yayınlar veya yayın içerikleriyle kişilerin özel hayatlarının gizliliğine yönelik bir ihlal mevcutsa, doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması istenebilir.

Özel Hukuk Alanında Zararın Giderilmesi Adına Yapılması Gerekenler

Özel hukuk alanında da; kişilik hakları ihlalinin önlenmesi, yapılan saldırının ve etkilerinin sonlandırılması ve saldırının hukuka aykırılığının tespitinin istenmesi gibi taleplerin yanında zarara uygun ve ölçülü olmak kaydıyla maddi ve manevi tazminat davaları açılabilir.

Yargılamanın Adil Olabilmesi Adına Yapılması Gerekenler

Ülkemiz açısından, henüz siber zorbalık eylemlerini özel olarak düzenleyen bir yasal mevzuatımız mevcut değil. Bu nedenle bizim açımızdan, sanal mecralar üzerinden gerçekleştirilen; hakaretten, intihara yönlendirmeye kadar birçok farklı suç tipi için siber zorbalık kavramı kullanılmaktadır. Mağdurun ve şüphelinin hakları göz önünde alınarak, amacına uygun ve ölçülü bir ceza muhakemesi süreci yürütülebilmesi adına söz konusu siber zorbalık eyleminin, hangi suç unsurlarını meydana getirdiği de mutlaka belirlenmelidir.

Bunun yanında, yasal süreçte yargı makamlarının da siber zorbalık eylemleriyle mücadele hususunda, kişiliğin ve çocukların korunması noktasında gereken özeni göstermeleri de büyük önem taşımaktadır.

Yaygın Siber Zorbalık Örneklerinin, Ceza Kanunumuzdaki Karşılık Geldiği Suçlar

 En sık görülen siber zorbalık eylemi, sosyal medya üzerinden kişilere rencide edici sözler söylenmesidir. Bu da yazılı veya ileti yoluyla hakaret suçuna karşılık gelmektedir. Bunun haricinde tehdit, şantaj, cinsel taciz, özel yaşamın gizliliğini ihlal, özel konuşmaların ifşa edilmesiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal gibi suçlar, yaygın siber zorbalık örneklerine karşılık gelmektedir.

Siber Zorbalık Eylemlerinin Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılabilmesi Adına Yapılması Gerekenler

 Siber zorbalık eylemleri ile mücadelede yasal sürecin titiz ve gerekli özen gösterilerek yürütülmesinin büyük önem taşıdığının bilincinde olunması gerekiyor. Bunun yanında, mevcut bir siber zorbalık eyleminde saldırganların cezalandırılmasının yanı sıra siber zorbalığa maruz kalan bireylerin daha fazla mağdur edilmemesi ve kişilik haklarının korunması adına önleyici yasal düzenlemelere de ihtiyaç duymaktayız.

Mağdurlarda oluşan olumsuz etkilerin azaltılabilmesi adına psikolojik iyileştirme sürecine de ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla beraber bireylerin ve özellikle çocukların siber zorbalık eylemlerinin önlenmesi ve azaltılması adına, empati duygularının geliştirilmesi de çok önemli bir mücadele yoludur.

Bireylerin erken yaşlardan itibaren, siber zorbalık eylemlerinin ceza kanunumuzca çeşitli suçlara karşılık geldiği ve bu eylemleri gerçekleştirenlerin de yaptıklarının suç olduğu hususunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Hangi davranışların siber zorbalığa dâhil olduğunun özellikle ergin olmayan tüm bireylere anlatılması ve bu konuda bilinçlendirilmesi adına da ebeveynlere ve eğitim kurumlarına çok büyük görevler düşmektedir.

Sonuç olarak, sadece yaptırım ve cezalandırma korkusuyla, siber zorbalık eylemlerinin yeterince önlenemeyeceği düşüncesinin doğrulunu kabul etmek gerekmektedir. Bu nedenle, siber zorbalıkla mücadele kapsamında daha fazla sosyal sorumluluk projesine ihtiyaç duymaktayız. Bizler de sivil toplum kuruluşlarıyla ve dâhil olduğumuz bilişim platformlarıyla gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projelerinde, bu gerçeği her fırsatta belirterek, önce bir vatandaş sonra hukukçu olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.

 

En iyi avukat reklam yasağını çiğnemeyendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir