Şantaj Suçu, Şartları ve Cezası TCK 107

Şantaj Suçu

Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir biçimi olarak esasen mağdurun daha ağır bir şekilde huzursuz edilmesini cezalandırarak mağdurun iç huzurunu ve hürriyetini koruyan bir suç türüdür. Bir tehlike suçu olan şantaj suçu aşağıdaki şekillerde işlenebilir:

1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle;

  • Bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama şeklinde şantaj suçu (TCK md. 107/1).
  • Haksız çıkar sağlamaya zorlama suretiyle şantaj suçu (TCK md. 107/1).

2) Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile şantaj suçu (TCK md. 107/2).

Şantaj Suçunda Şikayet

Şantaj suçu tehdit suçunun özel bir şekli olduğundan takip şikayete bağlı suçlar arasında yer almamaktadır. Herhangi bir şekilde suç işlendiği savcılık tarafından öğrenildiğinde kendiliğinden soruşturma başlatılmalıdır. Şantaj suçu açısından şikayet süresi yoktur. Ancak suçun zamanaşımı süresi 8 yıldır ve mağdura karşı işlenen suçun, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl geçmeden savcılığa bildirilmesi gerekir. Aksi takdirde zamanaşımı süresi dolacağı için suçla ilgili soruşturma yapılmayacaktır.

Şantaj Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnat edilen kişi ile suçun mağduru arasında bir arabulucu aracılığıyla iletişim kurularak anlaşmaya varılmasıdır. Şantaj suçu uzlaşma kapsamındaki suçlardan değildir.

Şantaj Suçunda Yargılama

Şantaj suçunun yargılaması asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Şantaj Suçunun Unsurları

Şantaj suçu seçici eylemlerle işlenebilen bir suçtur. TCK’nın 107. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şantaj suçlarını birbirinden ayrı düzenlemektedir. Şantaj suçunun maddi unsurları şunlardır:

  • TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır (Y4CD-K.2022/20039).
  • TCK’nın 107/2. maddesinde, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde, failin şantaj suçundan cezalandırılacağı öngörülmüştür (Y4CD-K.2020/4841).

Şantaj Suçunun Cezası

Şantaj suçunun cezası, suçun her şekli için aynıdır. Şantajın cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK’nın 107. maddesine göre şantajın cezası şu şekilde düzenlenmiştir:

  • Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.107/1).
  • Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (TCK m.107/2).

Şantaj Suçunda Soruşturma Usulü

Şantaj suçunu düzenleyen TCK 107. maddesinde suçun soruşturulması şikayete bağlı değildir. Bu nedenle suçun işlendiğini ihbar, şikayet veya diğer yollarla öğrenen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılır.

Şantaj Suçunda Kovuşturma Usulü

Savcılığın soruşturma yoluyla suçu herhangi bir şekilde öğrenmesi ve iddianameyi düzenlemesi ve ilgili mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde kovuşturma aşaması başlar. Soruşturma aşamasında olduğu gibi, bir suçun kovuşturulması şikayete bağlı değildir. Yani mağdur şikayette bulunmasa dahi cezai sorumluluk takip edilse dahi dava reddedilmeyecektir. Aynı şekilde, asıl şikayetin mağduru, kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçerse, dava reddedilmeyecek ve kovuşturmaya devam edilecektir.

Şantaj Suçunda Tutuklama Tedbiri

Şantaj, en fazla üç yıl hapis cezası gerektiren bir suçtur. Ayrıca şantaj suçu CMK’nın 100. maddesinde yer alan katalog suçlardan sayılmaz. Dolayısıyla doğrudan bir tutuklama sebebi varsayılarak tutuklama kararı verilemez. Ancak, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve tutuklanma sebebi varsa şantaj suçundan tutuklama kararı verilebilir.

Sosyal Medya Üzerinden Şantaj

Şantaj suçu en çok sosyal medya aracılığıyla işlenmektedir. Whatsapp, Instagram, Facebook, Youtube, Skype, Raidcall, Discord, Snapchat veya herhangi bir sosyal medya uygulaması tarafından şantaj yapılıyorsa, suç yine de sabittir. Suçun sosyal medyada işlenip işlenmediği önemli değildir.

Instagram Mahrem Görüntü Şantajı

Instagram mahrem görüntü şantajı, sıklıkla sahte hesaplarla yapılan özel konuşma ve görüntü paylaşımlarının kaydedilmesi sonucu yine mağdurun instagram hesabındaki yakınlarının kaydedilmesiyle yapılmaktadır.

Whatsapp Mahrem Görüntü Şantajı

Whatsapp mahrem görüntü şantajı, sıklıkla sahte hesaplarla yapılan özel konuşma ve görüntü paylaşımlarının kaydedilmesi sonucu yine mağdurun facebook hesabındaki yakınlarına gönderilme tehdidi ile yapılmaktadır. Whatsapp üzerinden yapılan şantajlarda özellikle Western Union UPT üzerinden para talep edilmektedir.
Şantaj suçları işleyenler, ifşa olmamak için şantaj parasını banka hesapları üzerinden değil, bu alternatif transfer sistemleri üzerinden toplamaya eğilimlidirler.

Mağdur para yatırırsa aynı gün veya birkaç gün içinde tekrar para istenir. Para gönderilmesi bu suçlarda hiçbir zaman çözüm değildir. Aksine para yatırmak, mağdura daha fazla şantaj yapılmasına neden olacaktır.

Telegram Üzerinden Mahrem Görüntü Şantajı

Telegram, Ağustos 2013’te yayın hayatına başlamış olan çoklu platform desteği sunan, güvenli anlık mesajlaşma servisidir. Telegram istemcileri hem mobil hem de masaüstü sistemleri için mevcuttur. Diğer şantaj türlerine benzer şekilde telegram üzerinden de şantaj suçu yaygın olarak işlendiği gibi bu platformun güvenliği denetimi daha zayıf olduğu için suç çeteleri tarafından daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Messenger Mahrem Görüntü Şantajı

Messenger mahrem görüntü şantajı, sıklıkla sahte facebook profilleriyle yapılan özel konuşma ve görüntü paylaşımlarının kaydedilmesi sonucu yine mağdurun facebook hesabındaki yakınlarına gönderilme tehdidi ile yapılmaktadır.

Facebook Mahrem Görüntü Şantajı

Facebook mahrem görüntü şantajı, sıklıkla sahte facebook profilleriyle whatsapp veya messenger üzerinden yapılan özel konuşma ve görüntü paylaşımlarının kaydedilmesi sonucu yine mağdurun facebook hesabındaki yakınlarına gönderilme tehdidi ile yapılmaktadır.

Tavsiyeler

Hukuki danışmanlığınızı üstlenen avukat, müvekkil gizliliğini öncelik alarak müvekkilin her bilgisini sır saklama yükümlülüğü ve etik kurallar çerçevesinde gizli tutacak, yargı makamları dışında üçüncü kişilerle paylaşmayacak ve paylaşılmasına engel olacaktır.

Gerekli delilleri topladıktan sonra bir avukat yardımıyla şikayet sürecini başlatmalısınız. Şantaj karşısında asla sessiz kalmayınız, zira sessiz kaldığınızda baskı daha çok artacaktır.

Şantaj Suçu: Yargıtay Kararları

Doğrudan Mesaj (DM) yoluyla işlenen şantaj suçu tipi en yaygın şantaj suçu türüdür. Sosyal medya kullanıcıları genellikle kimliklerinin açığa çıkmasını istememek ve daha kolay suç işlemek gibi yanlış ve hukuka aykırı bir saikle başta Instagram, Twitter, Facebook olmak üzere çeşitli uygulamalarla insanları rahatsız etmektedir. Bu noktada mağdurun çevresine bilgi verilmesi, mağdurun yakın çevresine fotoğraf gösterilmesi veya mesaj olarak gönderilmesi şeklinde işlenen şantaj suçunun uygulamada en sık görülen örneğidir. Konuyla ilgili birçok Yargıtay kararı bulunmakta olup, dikkatimizi çekenler aşağıda örnek olarak sıralanmıştır.

YARGITAY, 4. CEZA DAİRESİ E.: 2017/19873,K.: 2020/18333,T.: 26.11.2020

‘’…Sanığın internet üzerinden mağdur ile iletişime geçip açık fotoğraflarını istediği, olumsuz cevap alınca da elinde bulunan fotoğrafları internette yayınlayacağından bahisle şantajda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında; söz konusu İnternet sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak IP numarasının sanığa ait olup olmadığının tespitine çalışması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.’’

YARGITAY, 14. CEZA DAİRESİ,E.:2013/8828,K.:2015/8330,T.: 15.09.2015

‘’…Mağdurenin aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, tanık ….’in beyanları ile tüm dosya içeriğine göre, başkasıyla resmi nikahlı evli olan mağdurenin değişik tarihlerde sanığın evine giderek rızasıyla birden fazla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın cinsel ilişkileri gizlice kaydettiği, bir süre sonra mağdurenin ayrılmak istemesi üzerine sanığın görüntü kayıtlarını mağdureye gösterip eğer ayrılmaya kalkarsa bu görüntüleri eşine göstereceğini belirtip “bu görüntüleri internete veririm. Değil …, Türkiye’de bile barınamazsın” diyerek mağdureyi tehdit etmesi üzerine, mağdurenin farklı zamanlarda sanığın evine giderek rızası dışında birden fazla cinsel ilişkiye girdiği anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın eylemlerinin nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarını oluşturduğu halde, sanığın bu suçlardan cezalandırılması yerine, yazılı şekilde anılan eylemlerin şantaj suçu içerisinde değerlendirilerek mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.’’

YARGITAY,12. CEZA DAİRESİ,E.2018/5203,K.: 2018/11364,T.: 28.11.2018

‘’…Sanığın soruşturma evresinde müdafii huzurunda alınan savunmasına, katılanın özde değişmeyen ve tanık …’ın anlatımıyla da doğrulanan samimi beyanlarına, sanığın kullanımındaki cep telefonundan katılana gönderilen mesajların içeriğine ve dosya kapsamına göre; sanığın, aralarındaki arkadaşlık ilişkisini sona erdiren katılandan ayrılmak istemeyip, katılanın kendisiyle buluşup, görüşmemesi halinde şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki görüntülerini internet üzerinden yayımlayacağı ve yakın çevresine yayacağı tehditleriyle şantajda bulunarak, katılanın özel görüntülerini arkadaşı …’e göstermesi eylemlerinin sübut bulduğu ve sanığa yüklenen TCK’nın 107/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 107/1. madde ve fıkrasındaki şantaj ile TCK’nın 134/2-1. madde, fıkra ve cümlesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülüp, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat, şantaj suçu yerine de tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,…’’

YARGITAY,12. CEZA DAİRESİ,E.: 2014/2502,K.: 2014/17838,T.: 15.09.2014

‘’…Dosya içeriği, mağdur beyanı, sanığın tevilli ikrar beyanı ve mesaj tespit tutanağına göre; sanığın, cep telefonuna mesaj çekerek mağdura “evet videolar duruyor onunla konuştuğunu anlarsam bana karşı düzelmezsen seni özledim deyip sarılmazsan …’le konuşup ben onu o beni çok seviyor demezsen benimle evlenip… bebeği yapmazsan beni dinlemeyip üzersen hergün görüşebilmek için elinden geleni yapmazsan bir ihtiyacın olduğunda demezsen özledim deyip aramazsan aradığımda bakmazsan beni …le konuşturmazsan o itle …’dan geldikten sonra tek kelime konuştunsa istemediğim insanlarla görüşürsen”, “gidip savcıya, polise, hakime, mafyaya şikayet etmeye kalkarsan bütün videoları zombi yazan ailene, bütün TV kanallarına, gazetelere, internete bana resim yollamayan canımın yarısı karıcıma ta zombiyadan postalayacağım” demesi şeklindeki sabit olan eyleminde atılı şantaj suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı düşüncelerle beraatine karar verilmesi,…’’

YARGITAY,4. CEZA DAİRESİ,E.: 2014/1050,K.: 2015/17575,T.: 16.02.2015

…Sanığın cep telefonu ve bilgisayarında katılana ait cinsel içerikli görüntülerin tespit edilmesi ve tanık B. Y.’ın, sanığın, telefonla katılanı aradığında katılanın hoparlörü açarak kendisine görüşmeyi dinlettiğini, telefonda katılana küfürler edip eşini kastederek “o adamı bırakacaksın, istediğim zaman bana geleceksin” dediğini belirtmesi karşısında, ele geçen görüntü içerikleri denetime olanak verecek şekilde dosya içeriğine yansıtılmadan, tanık B. Y.’ın beyanına neden itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan, rızayla çekilmiş olsa dahi cinsel içerikli görüntülerin sonradan rıza dışı olarak internette yayılacağı ve eşine gösterilerek şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki bu hususun açıklanacağı yolunda tehditte bulunulması halinde eylemin 5237 Sayılı T.C.K.nın 107/2 maddesinde tanımlanan şantaj suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,…’’

YARGITAY, Ceza Genel Kurulu, E.: 2014/4-292,K.: 2014/436,T.: 21.10.2014

‘’…Açıklanacağı tehdidinde bulunulan hususun suçtan önce gerçekleşmiş, diğer bir deyişle geçmişte kalmış olması fiilen zorunlu olmakla birlikte mağdurun bu duruma düşmesinde failin etkisinin olup olmamasının veya açıklanacağı tehdidinde bulunulan durum itibariyle mağdurun meşru zeminde olup olmamasının suçun oluşumu bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Açıklanacağı bildirilen hususların herkes tarafından bilinmeyen olgular olması da zorunludur, zira herkesin bildiği bir durum yeteri kadar korkutuculuk sağlamayacağından, suçu oluşturmaya elverişli olmayacaktır.

Suç ile elde edilmek istenilen yarar üzerinde de kısaca durmakta fayda bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, tehdit edilen mağdurdan sanığa veya başkasına bir yarar sağlamasının istenilmesi bu suçun oluşumu için şarttır. TCK’nun 107. maddesinin birinci fıkrasında “haksız bir çıkar” denilmesine karşın uyuşmazlık konumuzla ilgili ikinci fıkrasında sadece “yarar” ifadesine yer verilmiş olması, bu iki kavramın birbirinden farklı olduğu anlamına gelmemektedir. İkinci fıkrada belirtilen yararın da haksız bir yarar olması suçun oluşması bakımından gereklidir, talep edilen yararın failin zaten hakkı olan bir hususa ilişkin olması durumunda şantaj suçu oluşmayacaktır. Elde edilmek istenilen yarar; para, mal veya bir hizmet sağlanması gibi maddi bir değer olabileceği gibi örneğin cinsel ilişkiye girmeyi temin etme gibi maddi değer dışında başka bir fayda da olabilir. Ayrıca yararın elde edilmiş olması suçun tamamlanması bakımından gerekli olmayıp, yarar sağlamak maksadıyla şeref ve saygınlığa zarar verebilecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnad edileceğine ilişkin tehdidin mağdura ulaştırılması suçun tamamlanması açısından yeterlidir.

YARGITAY,6. CEZA DAİRESİ,E.: 2011/14851,K.: 2014/1498,T.: 06.02.2014

’…Sanıkla katılanın İnternet ortamında tanıştıkları, aralarında uzun süre devam eden duygusal bir ilişkinin olduğu, bu hususun sanıkla katılan arasındaki bazen gecenin geç saatlerinde gerçekleşen uzun telefon görüşmelerini gösteren HTS raporlarından anlaşıldığı, ayrıca katılanın sanığa msn adresini verdiğini ve internetten de görüştüklerini kabul ettiği, ayrıca katılanın kendisinden zorla cep telefonun alındığı ifade ettiği tarihten sonra da, sanığı kendisi arayarak telefon görüşmeleri yaptığının anlaşılması karşısında; cep telefonunun bıçakla tehdit edilmek suretiyle sanık tarafından alındığına ilişkin katılanın iddiasının oluşa, dosya içeriğine ve sanığın aşamalardaki savunması kapsamına göre, kuşkudan uzak ve kesin olarak kanıtlanamadığından mevcut kuşkunun sanık yararına yorumlanması gerektiğinden sanığın, katılan ile duygusal ilişkisini katılanın eşine anlatacağı tehdidiyle cep telefonunu alması ve daha sonraki günlerde de para istemesi biçimindeki eylemlerinin bir bütün olarak TCK.nun 107/1,43. maddelerine uyan şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde yağma ve şantaj suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,..’’

YARGITAY,4. CEZA DAİRESİ,E.: 2018/431,K.: 2018/14337,T.: 12.09.2018

‘’…Sanığın iddianamede belirtilen ”bu parayı benden alamazsın, otelde birlikte çekilmiş görüntülerimiz var, bunları internete vereceğim” biçimindeki şantaj içerikli sözlerinin mesaj tespit tutanağında yer almaması, sanığın atılı suçu kabul etmemesi ve katılanın olaya ilişkin tanığının olmadığını belirtmesi karşısında, hangi delillere göre şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğunun gerekçeli kararda belirtilmemesi,

Kanuna aykırı sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…’’

Görsel Tarama Desteği

Şantaj mağdurlarına hukuki destek sağlayan büromuz, özel görüntülerin internet ortamında yayılmasını önlemek ve sızmalarını ortadan kaldırmak için hukuki hizmetler de vermektedir. Hukuk büromuz, web’deki hassas ve özel içeriği tespit etmek için zamanında web’i tarayan kapsamlı 7/24 risk izleme sunmaktadır. Özel görüntülerin nerede yayınlandığını bulmak için kullandığımız diğer bir yöntem özel yazılımla ters görüntü arama/analiz yapmaktır. Bu sayede kurbanın adını kullanmadan yayınlananları tespit etmek mümkündür. İşbu hizmeti sunarak çözüm ortaklarımız ve diğer yetkin kişilerle ekip halinde çalışarak kesin çözüm üretme odaklı hareket etmekteyiz.

AVUKAT DESTEĞİ

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45

Ceza hukuku ile ilgili daha fazla yazımızı okumak için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

2 thoughts on “Şantaj Suçu, Şartları ve Cezası TCK 107”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir