Müstehcenlik Suçuna Yönelik Yargıtay Kararı Müstehcen Yayınların Yayımlanmasına Aracılık Etmek Suçunda

T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2020/34854 K. 2021/19463 T. 15.6.2021

Müstehcen Yayınların Yayımlanmasına Aracılık Etmek Suçunda Açıklanması Geri Bırakılan Hükmün Açıklanmasına ve Hapis Cezasının Ertelenmesine Dair Kararın Aleyhe Sonuç Doğurmamak Üzere Bozulmasına Karar Verildiği Ancak Kanun Yararına Bozma Sonucu Mahkemesince Aleyhe Sonuç Doğuracak Şekilde Yeniden Yargılama Yapılarak Hapsin Ertelenmesine Karar Verilmemesinin Hukuka Aykırı Olduğuna Yönelik Karar

5237/m.51,226

5271/m.309

ÖZET : İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, deneme süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve TCK’nın 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, bu kararın aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulmasına karar verildiği, ancak kanun yararına bozma sonucu mahkemesince CMK’nın 309. maddesine aykırı olarak aleyhe sonuç doğuracak şekilde yeniden yargılama yapılmak suretiyle sanık hakkındaki 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapsin ertelenmesine karar verilmemesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Gereği düşünüldü:

KARAR : Müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek suçundan sanık …’in 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2,000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/12/2011 tarihli ve 2010/1985 esas, 2011/1267 Sayılı kararının 18/01/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içerisinde 16/09/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2,000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/01/2016 tarihli ve 2015/267 esas, 2016/10 Sayılı kararının kanun yararına bozulmasına dair Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/01/2017 tarihli ve 2016/18115 esas, 2017/991 karar sayılı ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2,000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/09/2018 tarihli ve 2017/187 esas, 2018/520 Sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23/11/2020 gün ve 2020/102929 Sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “ Dosya kapsamına göre, 5271 Sayılı Kanun’un 309. maddesinde yer alan “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 309/4-c maddesinde yer alan “Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.” şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 Sayılı Kanun’un 309. maddesi kapsamında verilen bozma ilâmının aleyhe sonuç doğuramayacağı, Yargıtay bozma ilâmında bu hususun belirtilmemiş olmasının da sonuca etkili olmayacağı nazara alındığında, bozma öncesi kararda sanık hakkında hapis cezasının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle anılan kararın kanun yararına bozulması üzerine aleyhe sonuç doğuracak şekilde yeni bir karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesinde “ ( 1 ) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

( 2 ) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

( 3 ) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

( 4 ) Bozma nedenleri:

a- ) 223. Maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.

b- ) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

c- ) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

d- ) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

( 5 ) Bu Madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.” hükümlerine yer verilmiştir.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/12/2011 tarihli ve 2010/1985 E., 2011/1267 K. sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK’nın 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2,000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, deneme süresi içerisinde 16/09/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/01/2016 tarihli ve 2015/267 E., 2016/10 K. sayılı kararıyla hakkındaki hükmün açıklanmasına ve TCK’nın 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2,000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/01/2017 tarihli ve 2016/18115 E., 2017/991 K. sayılı ilamı ile “ CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenmesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan bahisle” aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulmasına karar verildiği, ancak kanun yararına bozma sonucu mahkemesince CMK’nın 309. maddesine aykırı olarak aleyhe sonuç doğuracak şekilde yeniden yargılama yapılmak suretiyle sanık hakkındaki 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapsin ertelenmesine karar verilmemesi hukuka aykırıdır.

müstehcenlik suçu yargıtay kararı
müstehcenlik suçu yargıtay kararı

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- ) Müstehcenlik suçundan suçundan sanık … hakkında, Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/09/2018 tarihli ve 2017/187 esas, 2018/520 Sayılı kararının 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- ) CMK’nın 309.maddesinin 4-d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/01/2016 tarihli ve 2015/267 E. , 2016/10 K. sayılı kararında belirtiği şekilde, “ Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 226/4, 62 maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ERTELENMESİNE, sanığın ertelenen hapis cezası göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca 1 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, 5237 Sayılı TCK’nın 51/7. maddesi gereğince denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın AYNEN ÇEKTİRİLMESİNE, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.