Marka Hakkına Tecavüz Davaları

Marka hakkına tecavüz davalarından önce marka hakkı ve kapsamı hakkında yeterli bilgi birikimi ve uzmanlığın bulunması önemlidir. Markanın başkaları tarafından haksız kullanımı ve marka hakkının ihlali durumunda marka sahibinin bu tür haksız kullanımları takip ederek yetkili mahkemelerde dava açmak suretiyle tescilli markadan kaynaklanan haklarına yapılacak ihlalleri önlemesi gerekmektedir.

Bu kapsamda şu tip eylemler marka hakkına tecavüz sayılmaktadır:

  1. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı Kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak.
  2. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
  3. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  4. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Bu ihlaller internet ortamında da gerçekleşebildiği için markanın internet ortamında korunması önemli bir konudur.

Marka Hakkına Tecavüz Halinde Neler Yapılabilir?

Marka hakkının ihlal edilmesi durumunda marka hakkı sahibi hukuki yollara başvurabilecektir. Marka hakkının ihlali için iktibas yani karışıklığa yol açmış olma ihtimali yeterlidir, yani karışıklığın meydana gelip gelmediği araştırılmaz. Markaya tecavüzün belirlenmesindeki esas ölçüt, malın hitap ettiği “ortalama düzeydeki tüketiciler”dir. Marka hakkına tecavüz edilmesinin hem cezai hem de hukuki sonuçları vardır. Tecavüzün tespitinin ardından marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler uygulanacak olup 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile kişilerin cezalandırılması öngörülmüştür. Tecavüz eyleminden zarar görmüş olan marka hakkı sahipleri maddi ve manevi tazminat davası da açabilecektir.

Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 19/2, tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu halde kullanıma ilişkin 5 yıllık süre için, dava tarihi esas alınacaktır.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunun Cezası Nedir?

Marka hakkına tecavüz suçunun cezası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun’un 30. maddesinde şu şekilde sayılmıştır:

  1. Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  2. Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  3. Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişi, yani marka hakkına tecavüz eden kişi, bu taklit ürünleri nereden temin ettiğini bildirir ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Marka tecavüzcülerini cezai yaptırımdan kurtaran tek durum budur.

Bu suçlardan dolayı cezaya hükmede bilinmesi için de markanın Türkiye’de tescilli olması şartı bulunmaktadır. Eğer ki bu suçlar, bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenirse, bu durumda da ayrıca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacaktır.

Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişi, bu malı nereden temin ettiğini bildirir ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunun Unsurları Nelerdir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. ve 30. maddelerinde hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayıldığı belirtilmiştir. Marka hakkına tecavüz suçunun oluşumu için öncelikle belirtilen bu fiillerden birinin işlenmiş olması gerekmektedir. Manevi unsur olarak da sayılan bu fiillerin kasten işlenmiş olması gerekmektedir. Zira taksirli davranışlara yönelik olarak ceza sorumluluğu öngörülmemiştir.

Bununla beraber, marka hakkına tecavüz suçlarından dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır (SMK m.30/5).

Marka Hakkına Tecavüz Suçuna Yönelik Şikâyet Nasıl yapılır?

Marka hakkına tecavüz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup, bu nedenle failin ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunulmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Marka hakkına tecavüz davaları için görevli mahkeme; Fikri ve Sınai Haklar Ceza ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olup, bu mahkemelerin olmadığı yerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

Marka hakkına tecavüz davalarında yetki konusunda seçimlik yetki söz konusu olduğundan, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir