Marka Hakkına Tecavüz Davaları

Marka Kavramı ve Marka Hakkı

Marka, bir işletmenin ürün veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmek için kullanılan işaretlerdir. Bu işaretler kişi adı, şekil, renk, harf, sayı, ses veya ambalaj biçimi gibi çeşitli unsurları kapsar.  Marka, ayırt edici bir işaret olarak işletmenin bütününü temsil etmeye yarar. Markanın 3 temel işlevi bulunmaktadır. Bunlar kaynak gösterme, garanti ve reklam işlevleridir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve uluslararası antlaşmalar gereği yabancı ülke vatandaşları marka tescili için başvuru yapabilirler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları şahsen başvuru yapabilecektir, bununla beraber yabancı ülke vatandaşları ancak marka vekili aracılığıyla başvurularını gerçekleştirebilmektedir. Markanın temel amacı, bir işletmenin ürün veya hizmetlerini rakiplerinden ayırt etmek ve tanıtımını yapmaktır. Marka bilinirliği arttıkça, işletmenin ticari değeri de artar.

Marka hakkı sahipleri, markalarını tanıtmak için genellikle büyük yatırımlar yaparlar. Özellikle internet kullanımının yaygınlaşmasıyla, markaların tanıtımı internet siteleri ve sosyal medya aracılığıyla yoğunlaşmıştır. Ancak, bu tanıtımın artmasıyla birlikte marka hakkını kötüye kullanma girişimleri de artmıştır. Bazı kötü niyetli kişiler, marka sahibinin izni olmadan markayı taklit ederek veya kendi ürünlerinde kullanarak haksız kazanç sağlamaya çalışır. Marka hakkı sahipleri, bu tür ihlallerle mücadele etmek için yasal koruma yollarına başvurabilirler.

Marka Hakkının Mevzuatta Düzenlenmesi

Marka hakkı ve sağladığı korumalar, önceleri 556 sayılı Marka Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenirken, daha sonra 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle bu konular bu kanun kapsamında ele alınmıştır.

Markanın Tescili İçin Başvuru Yapılacak Kurum

Marka başvuruları artık Türk Marka ve Patent Kurumu’na (TÜRK PATENT) yapılır. Tescil zorunlu olmasa da, marka hakkının korunmasını sağlamak ve hak ihlallerini önlemek için önemlidir.

Marka Hakkının Tescil Süresi

Marka hakkı, tescil edildikten sonra başvuru tarihinden itibaren 10 yıl boyunca korunur. Bu sürenin sonunda, marka sahibi tescil süresini 10 yıl daha uzatabilir.

Marka Hakkına Tecavüz Durumları

Marka hakkına tecavüz, marka sahibinin izni olmadan markanın kullanılması veya taklit edilmesi durumlarını içerir. Bunlar arasında marka sahibinin izni olmadan markanın kullanılması, taklit edilmesi, ürünlerde kullanılması ve lisans haklarının izinsiz genişletilmesi gibi durumlar bulunur.

Marka Hakkına Tecavüz Davaları

Marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, marka hakkı sahibi hukuki koruma yollarına başvurabilir. Bu yollar arasında marka ihlalinin durdurulması, tazminat talebi ve cezai yaptırımlar bulunur. Hukuki koruma, marka hakkının ihlal edilmesini önlemek ve marka sahibine zarar görenin haklarını korumak için kullanılır.

Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ve Kaldırılması Davaları

Marka hakkına yönelik ihlaller çeşitli olabilir ve bu nedenle bu ihlallerin önlenmesi ve durdurulması için farklı yasal yollar izlenmelidir.

Marka hakkı sahibi, marka hakkına tecavüz edildiğini düşünüyorsa öncelikle Tecavüzün Tespiti Davası açarak durumu kanıtlamalıdır. Ardından, duruma göre maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açabilir.

Eğer marka hakkına henüz bir tecavüz olmamışsa ve olasılığı yüksekse, marka hakkı sahibi olası bir tecavüzü önlemek için Muhtemel Tecavüzü Önleme Davası açabilir.

Eğer marka hakkına tecavüz gerçekleşmiş ve devam ediyorsa, marka hakkı sahibi Tecavüzün Durdurulması Davası açarak tecavüzün sonlandırılmasını sağlayabilir.

Eğer devam eden tecavüz hala durdurulamamışsa, Marka Hakkına Tecavüzün Kaldırılması Davası ile bu tecavüz tamamen sonlandırılabilir.

Marka Hakkına Tecavüz Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

Marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, marka hakkı sahibi uğradığı zararların tazmini için fiilin gerçekleştirildiği kişiye karşı Maddi Tazminat Davası açabilir. Bu davada, işletme zararı ve elde edilmemiş kazanç talep edilebilir. Kazanç kaybının hesaplanması için farklı yöntemler kullanılabilir ve marka hakkı sahibine seçimlik haklar tanınır.

Ayrıca, markanın itibarına zarar verilmişse, Manevi Tazminat Davası açılabilir. Markanın itibarının zarar görmesi durumunda, bu zararın büyüklüğüne göre farklı oranlarda tazminat talep edilebilir.

İtibarın zarar görmesi halinde İtibar Tazminatı Davası da açılabilir.

Marka hakkı sahibi ayrıca, tecavüz eden ürünlere el koyma, ürünlerin satışının durdurulması, üretiminin veya ithalatının durdurulması ve bu ürünlere ilişkin mülkiyet haklarının tanınması gibi taleplerde bulunabilir.

Marka Hakkına Tecavüz Nedeniyle Ceza Davaları

Marka hakkına tecavüz edenler hukuki sorumluluğun yanı sıra cezai sorumluluğa da tabidirler. Marka hakkı sahibi, tecavüz edenler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunabilir ve cezalandırılmalarını talep edebilir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddelerinde marka hakkına tecavüz suçlarına ilişkin cezai yaptırımlar belirtilmiştir. Bu suçlar, hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılabilir.

Marka Hakkına Tecavüz Davalarında Zamanaşımı Süresi

Marka hakkına tecavüz nedeniyle açılacak hukuk davalarında özel bir zamanaşımı süresi Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilmemiştir. Bunun yerine, Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır. Marka hakkına tecavüz aynı zamanda bir haksız fiil olduğundan, haksız fiil zamanaşımı süresi geçerlidir.

Bu kapsamda, marka hakkı sahibi, marka hakkına tecavüz eden failleri ve bu ihlalleri öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açabilir. Ancak, bu dava açma hakkı en fazla 10 yıl süreyle devam eder. Yani, marka hakkına tecavüz durumunda dava açma hakkı 10 yıl içinde kullanılmalıdır.

Marka tecavüzü aynı zamanda suç olarak tanımlanmışsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi belirtilmişse, bu süreler dikkate alınacaktır. Bu süreler içerisinde dava açılmaması halinde, dava zamanaşımı süresi dolacaktır.

Marka Hakkına Tecavüz Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tescilli marka hakkına tecavüz nedeniyle açılacak davaların görevli mahkemesi Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bu tür hukuk davalarında görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’dir. Ancak, bu mahkeme bulunmuyorsa, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.

Yetkili mahkeme ise, davacının (marka hakkı sahibinin) yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği, etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Bu kural, dava açılacak yerin belirlenmesinde esas alınır ve davacının bulunduğu yer veya ihlalin gerçekleştiği yer mahkemeye başvurabileceği anlamına gelir.

Avukat Desteği

Avukat desteği, marka hakkına tecavüz davalarında oldukça önemlidir. Çünkü marka hukuku karmaşık bir alandır ve davalar genellikle uzmanlık gerektirir. İşte avukatın bu süreçteki önemli rollerinden bazıları:

  1. Hukuki Danışmanlık: Avukat, marka hakkı sahibine hukuki danışmanlık sağlar. Marka hakkı sahibinin haklarını anlamasına ve korumasına yardımcı olur.
  2. Dava Hazırlığı: Avukat, dava sürecinde gerekli belgelerin toplanması, delillerin hazırlanması ve dava stratejisinin belirlenmesi gibi konularda yardımcı olur.
  3. Dava Açma ve İtirazlar: Avukat, marka hakkı sahibinin adına dava açar ve gerekli itirazları yapar. Bu süreçte yasal prosedürlere uygun şekilde hareket eder.
  4. Mahkeme Temsili: Duruşmalarda marka hakkı sahibini temsil eder ve mahkemede savunma yapar. Hukuki argümanları etkili bir şekilde sunar.
  5. Anlaşma Yönetimi: Eğer mümkünse, avukat müvekkili adına anlaşmaya varmaya çalışır. Taraflar arasında uzlaşma sağlanması için gerekli adımları atar.
  6. Tazminat Talebi: Avukat, marka hakkı sahibinin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için gerekli adımları atar ve tazminat taleplerini savunur.
  7. Ceza Davaları: Marka hakkına tecavüz durumunda cezai yaptırımların uygulanması için avukat, gerekli suç duyurularını yapar ve ceza davalarını yönetir.
  8. Dava Sonrası İtirazlar ve İnfaz: Eğer karşı tarafın kararını temyiz etmesi veya mahkeme kararının uygulanması gerekiyorsa, avukat müvekkilini bu süreçlerde de temsil eder.

Bu nedenlerle, marka hakkına tecavüz davalarında bir avukatın profesyonel desteği, müvekkilin haklarını en iyi şekilde korumasını sağlar ve hukuki sürecin etkili bir şekilde yönetilmesini sağlar.

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45
Mail: nasuhbugrakaradag@gmail.com

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir