Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara (KYOK) İtiraz Dilekçesi

Takipsizlik (KYOK) Kararına  İtiraz

Diğer adı ile Kovuşturmama yahut KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR (KYOK) itiraz nasıl olur? KYOK Kararına itiraz dilekçesi, savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda (takipsizlik kararı) savcılığa veya sulh ceza hakimliğine verilen itiraz talepleridir. CMK madde 173 hükmüne göre savcılık kurumu tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilebilmektedir. Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararı şüpheliye ve zarar gören tarafa bildirilir. Suçtan zarar gören kişi, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karara itiraz etme hakkına sahiptir. Zarar gören taraf itiraz hakkını süresi içinde kullanmazsa kovuşturmamama kararı kesinleşir. Ancak zarar gören taraf 15 gün içinde itiraz hakkını kullanır ve itiraz sonucunda sulh ceza hakimi tarafından reddedilirse takipsizlik kararı kesinleşir. Başka bir deyişle, zarar gören taraf itiraz hakkını kullanmazsa veya itiraz hakkını kullanır ve itiraz reddedilirse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşir. CMK madde 173 ve sair CMK mevzuat hükümleri saklıdır.

ANKARA SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE
Gönderilmek Üzere
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Soruşturma No :
Karar No : 

DAVACI : K.H.

MÜŞTEKİ : 
ADRES  :

VEKİLİ : Av. Nasuh Buğra KARADAĞ
ADRES : 

ŞÜPHELİ :  
ADRES : 

SUÇ : Hakaret, Tehdit
SUÇ TARİHİ VE YERİ : 08/11/2021 ANKARA/MERKEZ

KONU : Savcılık tarafından 20/12/2021 tarihinde verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara (KYOK) itirazımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALARIMIZ :

2021/26 Soruşturma numaralı dosyasında 20/12/2021 tarihinde 2021/18 sayılı Karar ile CMK madde 172 ve 173 gereğince Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiştir. İş bu karar usul ve yasaya aykırı olup bu hususta itirazlarımızı sunma gerekliliğimiz hasıl olmuştur.

Şöyle ki;

08/11/2021 Tarihinde Şüpheli Şahıs tarafından, müvekkil  işyerine birden fazla kişi ile gelerek ”’aç lan kapıyı, seni burada barındırmayacağım” şeklinde HAKARET VE TEHDİT İÇERİKLİ SÖZLER SARF ETMESİ VE KİLİTLİ OLAN İŞ YERİNE KAPISINI ZORLAMASI SONUCUNDA SONUCUNDA MÜVEKKİL CAN HAVLİYLE 155 ÇAĞRI MERKEZİNİ ARAMIŞ, BU NEDENLE CEP TELEFONU İLE KENDİSİNE AHMET S. TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN HUKUKA AYKIRI SALDIRIYI KAYDA ALAMAMIŞTIR. Ancak yine de ilgili savcılıkça kamera kayıtlarının dosyaya istenmemesi, ya da diğer delil elde edilebilecek yolların kullanılmaması akabinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza muhakemesinin temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. Cumhuriyet savcısının görevi maddi gerçeği ortaya çıkartmak ve adil bir yargılama yapılması için gerekli araştırmayı yaparak şüphelinin lehine veya aleyhine olan bütün delilleri toplamaktır. Ceza Genel Kurulu 2016/984 E. , 2020/400 K.

Hukukumuzda, soruşturmanın amiri ve tek yetkilisi savcı olup, gerekli tüm delil ve araştırma yolları kullanıldıktan sonra soruşturma hakkında karara varılmaktadır. Ancak iş bu soruşturma dosyasında gerekli inceleme ve araştırma tamamlanmamıştır. Kaldı ki, daha başka araştırmaya gerek olmadan dahi iş bu ekte sunulan deliller ile kamu davası açmaya dair yeterli şüphe oluşmuştur.

Ceza Muhakemesi Kanununun 172. Maddesinin ilk fıkrasına uyarınca; Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilecektir.

İş bu fıkranın gerekçe ise ”Yeterli delil bulunmaması veya keyfiyetin takibe değer görülmemesi hâlinde, takipsizlik kararı verilmesine dair hüküm yer almaktadır. Tasarı ilk olarak bu işlemi belirlemek üzere “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” terimini getirmiştir. Soruşturma evresinden kovuşturmaya geçip geçmeme söz konusu olduğundan bu terim değişikliği uygun görülmüştür. Madde ayrıca kamu davasının açılması için şüpheyi haklı kılacak yeterlikte ve kuvvette delil, iz, eser ve emarenin elde edilmemesi ölçütünü kullanmaktadır. Yeterli kuvvette makul şüphe bulunduğu anlaşılacak olursa, kovuşturma evresine geçilecektir” şeklindedir.

Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememiş olsa dahi bunun nedeni savcılık makamının gerekli tüm delil ve araştırma yollarını kullanmamasıdır. Şüpheli şahsın eylemlerini adeta dozunu arttırarak sürdürdüğü de göz önüne alındığında verilen kararın hak arama hürriyetine de uygun düşmediği açıkça ortadadır.

Yukarıda belirttiğimiz üzere dosyaya konu olaylar hakkında etkin bir soruşturma yürütülmeden doğrudan Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. Şüpheli hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılması gerekirken, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek hususlar çerçevesinde itirazımızın kabulüyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/12/2021 tarihli 2021/26 Soruşturma, 2021/18 Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının itirazen kaldırılmasına ve ilgili dosyada iddianame düzenlenerek KAMU DAVASI AÇILMASINA KARAR VERİLMESİNİ saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. 13.08.2022

İtiraz Eden Müşteki Vekili
Av. Nasuh Buğra KARADAĞ

EKLER

EK 1: Şüpheli şahsın şikayete konu tehdit olayından sonra müvekkili yaraladığına dair rapor.
EK 2: Vekaletname Sureti

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir