Haksız İnşaat ve Taşkın Yapı 

Haksız İnşaat ve Taşkın Yapı

Haksız inşaat ve taşkın yapı, son yıllarda ülkemizde sıkça karşılaştığımız bir sorundur. Haksız inşaat, imar planlarına, çevre düzenlemelerine, mülkiyet haklarına ve diğer yasalara aykırı olarak yapılan yapıları ifade eder. Taşkın yapı ise, doğal afet riski taşıyan veya taşımayan alanlarda, sel, heyelan, çığ gibi olaylara neden olabilecek şekilde yapılan yapıları ifade eder.

Haksız inşaat ve taşkın yapı, hem çevreye hem de insanlara zarar vermektedir. Çevreye zarar vermesi, doğal kaynakların tahribatına, ekosistemlerin bozulmasına, hava kirliliğine, gürültü kirliliğine ve görsel kirliliğe yol açmaktadır. İnsanlara zarar vermesi ise, can ve mal kayıplarına, sağlık sorunlarına, sosyal huzursuzluğa ve adaletsizliğe yol açmaktadır.

Haksız inşaat ve taşkın yapı ile mücadele etmek için, devletin, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak sorumluluk alması gerekmektedir. Devletin görevi, yasal düzenlemeler yapmak, denetimleri artırmak, cezai yaptırımları uygulamak ve bilinçlendirme çalışmaları yapmaktır. Yerel yönetimlerin görevi, imar planlarını güncellemek, ruhsat verme süreçlerini şeffaflaştırmak, kaçak yapıları tespit etmek ve yıkım kararlarını uygulamaktır. Sivil toplum kuruluşlarının görevi, kamuoyu oluşturmak, hak arama faaliyetleri yürütmek, bilgi paylaşımı yapmak ve gönüllü projeler üretmektir. Vatandaşların görevi ise, haksız inşaat ve taşkın yapıya karşı duyarlı olmak, ihbar etmek, katılımcı olmak ve çevreye saygılı olmaktır.

Haksız İnşaat ve Taşkın Yapının Önlenmesi

Haksız inşaat ve taşkın yapı, hem arazi sahipleri hem de inşaat yapanlar için ciddi sorunlara yol açabilen hukuki ihtilaflardır. Bu ihtilafların önlenmesi için hem yasal düzenlemeler hem de pratik tedbirler alınması gerekmektedir.

Yasal düzenlemeler açısından, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda haksız inşaat ve taşkın yapı ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:

– Haksız inşaat yapan kişi, arazi sahibinin talebi üzerine, inşaatı kaldırmak veya araziyi bedelini ödeyerek satın almak zorundadır. Arazinin satışı mümkün değilse, arazi sahibi inşaatı bedelini ödeyerek devralabilir. (TMK m. 722)
– Haksız inşaat yapan kişi, malzeme sahibine de malzemenin bedelini ödemek zorundadır. Malzeme sahibi, malzemenin geri verilmesini isteyebilir. Ancak bu durumda arazi sahibinin haklarına zarar vermemesi gerekir. (TMK m. 723)
– Taşkın yapı yapan kişi, komşu arazi sahibinin talebi üzerine, yapıyı kaldırmak veya taşkınlığı gidermek zorundadır. Komşu arazi sahibi, taşkın yapıdan dolayı zarar görmüşse, tazminat da isteyebilir. (TMK m. 724)
– Haksız inşaat veya taşkın yapı yapan kişi, ayrıca kamu kurumlarından gerekli izinleri almakla yükümlüdür. İzin almadan yapılan inşaat veya taşkın yapı, ilgili idare tarafından yıkılabilir veya cezai işlem uygulanabilir. (TMK m. 725)

Pratik tedbirler açısından ise, haksız inşaat ve taşkın yapı ile karşılaşmamak için şu hususlara dikkat edilmesi önerilir:

– Bir arazi üzerinde inşaat yapmadan önce, arazinin tapu kaydını kontrol etmek ve arazi sahibinin rızasını almak gerekir.
– Bir arazi üzerinde inşaat yaparken, komşu arazilerin sınırlarına riayet etmek ve taşkın yapmamak gerekir.
– Bir arazi üzerinde inşaat yaparken, kullanılan malzemelerin kaynağını belgelemek ve malzeme sahiplerine ödeme yapmak gerekir.
– Bir arazi üzerinde inşaat yaparken, ilgili idari birimlerden gerekli izinleri almak ve yasal mevzuata uygun hareket etmek gerekir.

Haksız inşaat ve taşkın yapı ile ilgili olarak yaşanan hukuki ihtilaflarda ise, bir avukattan yardım almak ve haklarınızı korumak için zamanında harekete geçmek gerekir.

Taşkın Yapının Sonuçları

Bir arazi üzerindeki yapı genellikle o arazinin sahibine aittir. Ancak bazı durumlarda bu kural istisnalar içerebilir. Bu istisnalar arasında üst hakkı, muhdesat, mecra ve taşkın yapı bulunur. Bu yazıda, taşkın yapı dışındaki istisnalar üzerinde durmayacağız.

Taşkın yapı, bir arazideki yapıların sınırını aşarak komşu araziyi ihlal etmesi anlamına gelir. Bu durumda, ne gibi sonuçlar doğabilir?

Herhangi bir irtifak hakkı, bir yapıyı kendi sınırını aşarak komşu araziye taşımasına izin vermez. İrtifak hakkı, bir arazi üzerinde veya altında yapı inşa etme izni veren bir tür hak anlaşmasıdır. Dolayısıyla, bir yapının kendi sınırını aşarak komşu araziyi ihlal etmesi yasalara aykırıdır. Bu durumda, iki olası durumu değerlendiririz:

  1. Eğer komşu arazi üzerinde yapı taşmasına izin veren bir irtifak hakkı varsa,
  2. Eğer komşu arazi üzerinde yapı taşmasına izin veren bir irtifak hakkı yoksa.

Eğer arazi sahibi, yapının kendi arazisine taşmasına izin vermişse, bu durumda taşmanın üst hakkı ile izin verildiği kabul edilir. Ancak bu durumlar dışında kalan diğer irtifaklar, taşkın yapı oluşumu için yeterli değildir. Örneğin, bir balkonun bitişikteki araziye taşması, inşaat yapma izni olarak kabul edilmez.

İrtifak kurma vaadi noter aracılığıyla yapılabilmektedir. Ancak, bu vaat henüz gerçekleşmiş bir irtifak anlamına gelmez. Ancak, böyle bir durumda, taşkın yapı oluşumunu sağlamak için Türk Medeni Kanunu’nun 725/1. maddesi uygulanabilir ve taşkın yapı oluşumu gereği, varsa irtifak hakkı sahibine ait taşınmazın bir parçası olarak kabul edilir.

Bu durumda, taşan kısım, hangi yapıdan taşmışsa, o yapının bütünleyici parçası olarak kabul edilir. Bu, sınırı aşmanın yasal olduğu anlamına gelir ve taşan kısım, bağlı olduğu ana mala dahil edilir. Bu kısım, bağlı olduğu maldan ayrılamaz, satılamaz veya başka işlemlere tabi tutulamaz, otomatik olarak o mala katılır.

Arazi sahibi, önceden bir taahhüt vermediyse (yani hiçbir irtifak hakkı yoksa), Türk Medeni Kanunu’nun 725/2. maddesine göre, taşkın yapı tarafından zarar gören arazi sahibi, taşmanın farkına vardığı andan itibaren 15 gün içinde itiraz etmemiş ve aynı zamanda durum ve koşulların bu itirazı haklı kıldığını kanıtlamışsa, taşkın yapıyı inşa eden kişi, taşan kısmın kendisi lehine bir irtifak hakkı oluşturulmasını veya taşan kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini talep edebilir.

Genellikle, bir arazinin sınırları kroki ile belirlenir. Bu kroki olmadan yapılan inşaatlarda taşma riski ortaya çıkar. TMK 725/2, iki farklı hakkı öngörmektedir: ‘irtifak hakkı tanınması’ veya ‘mülkiyetin tanınması’. Bu hakları alabilmek için şu şartların sağlanması gerekir:

  1. Taşmanın veya irtifakın daha önce herhangi bir taahhüt veya irtifak hakkı olmamalıdır.
  2. İnşaatı gerçekleştiren kişi iyiniyetli olmalıdır ve taşmanın meydana geldiğinden haberdar olmamalı veya özen göstermesine rağmen bilmemelidir.
  3. Arazi sahibi, yapının arazisine taştığını öğrendiği andan itibaren 15 gün içinde itiraz etmemelidir.
  4. Durum ve koşulların yapının kalmasını haklı çıkarması gerekir. Eğer verilecek zarar çok büyükse, taşkın yapı hükümleri uygulanmaz.

Bu şartlar yerine getirildiğinde, arazi sahibi taşmanın meydana gelmesine katlanmakla yükümlüdür. Ancak bu şartlar sağlanmamışsa, örneğin, taşkın yapıyı inşa eden kişi iyiniyetli değilse veya 15 gün içinde itiraz edilmemişse, taşkın yapıdan kaynaklanan zararın tazmini için her zaman mahkemeye başvurulabilir.

İrtifak hakkı tanınması durumunda, uygun koşullar sağlandığında bir üst hakkı olarak kabul edilir. Ayrıca, arazinin mülkiyetinin devredilmesi de talep edilebilir.

Öncelikle, hangi hak talep edilecekse (irtifak hakkı veya mülkiyet) onun üzerinde karar verilir. Anlaşma sağlanamazsa, dürüstlük kuralına göre hangi hakkın verileceğine karar verilir. Arazi sahibi taşmanın sonuçlarına katlanmak zorunda ise, taşkın yapı maliki taşınan yer üzerinde bir irtifak hakkı oluşturulmasını veya o kısmın mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir. Bu durumda, taşkın yapı maliki yeni bir hakkın sahibi olur ve arazi sahibiyle arasında bir borç ilişkisi doğar. Ancak bu tür davalar oldukça karmaşık olduğundan, tecrübeli gayrimenkul avukatlarına başvurmak önemlidir.

Haksız Yapının Sonuçları

Haksız yapı, Türk Medeni Kanunu’nun 722-724. maddelerinde ele alınmaktadır. Bu bağlamda, üç temel senaryo vardır:

  1. Başkasının malzemesiyle kendi arazisine inşaat yapma.
  2. Başkasının arazisine kendi malzemesiyle inşaat yapma.
  3. Başkasının malzemesiyle başkasının arazisine inşaat yapma.

Bu senaryoların sonuçları şu şekildedir:

Haksız Yapı Sonuçları:

  1. Başkasının malzemesiyle kendi arazisine inşaat yapma: Malzemenin sökülüp geri verilmesi, tazminat borcu, mülkiyetin geçirilmesi.
  2. Başkasının arazisine kendi malzemesiyle inşaat yapma: Malzemenin sökülüp kaldırılması, tazminat talebi, mülkiyetin geçirilmesi.
  3. Başkasının malzemesiyle başkasının arazisine malzeme yapma: Malzeme – arazi maliki veya yapıyı yapan, somut olaya göre bazı haklar talep edebilir.

Haksız Yapıyı Arazi Malikinin (Başkasına Ait Malzeme İle) Yapmış Olması Durumunda:

Eğer bir arazi sahibi, başkasına ait malzemelerle kendi arazisine haksız yapı yapmışsa, malzeme sahibinin başvurabileceği haklar şunlardır:

  1. Malzemenin Sökülüp Geri Verilmesi (TMK madde 722):
    • Malzemenin açık veya örtülü rızası olmadan kullanılması.
    • Malzemenin sökülmesinin aşırı zarar doğurmaması.
    • Yapı yerinde kalsa, arazi sahibine sağlayacağı fayda malzemenin geri verilmesiyle sağlanan faydayı aşmamalıdır.
    • Talep gereklidir.
    • Malzeme sahibi, masrafların yapıyı yaptıran kişiye ait olacak şekilde malzemenin iadesini isteyebilir.
  2. Tazminat Talebi (TMK madde 723):
    • Malzemenin sökülerek alınamaması durumunda.
    • Haksız yapıyı yapan kötüniyetli ise, hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamını karşılamaya karar verebilir.

Bu haklar, izinsiz kullanılan malzemeye ilişkin taleplerde önemlidir ve malzeme sahibinin korunmasını sağlar.

Haksız yapı tazminatı, belirli koşulların sağlanmasıyla talep edilebilir ve bu koşullar şunlardır:

  1. Talep Gerekliliği: Tazminat talebinde bulunmak için malzeme sahibinin talepte bulunması gereklidir.
  2. İyiniyet Durumu: Malzeme sahibinin iyiniyetli olup olmadığı tazminat miktarını etkiler.
    • İyiniyetli ise: Uygun bir tazminat ödenir.
    • Kötüniyetli ise: Hakim, malzeme sahibinin zararının tamamının tazmin edilmesine karar verebilir.
  3. Malzemenin Geri Alınmamış veya Reddedilmiş Olması: Malzeme sahibi, malzemenin sökülerek geri verilmesi talebinde bulunmamış veya bu talep reddedilmiş olmalıdır. Malzeme sahibi, malzemenin bedeli ile birlikte tazminat talep edemez.
  4. İyiniyetli Olma Durumu ve Sebepsiz Zenginleşme: Arazi malikinin, malzemenin başkasına ait olduğunu bilmemesi veya bilse dahi malzeme malikinin rızasının olduğunu düşünmesi iyiniyetli olması anlamına gelir. İyiniyet söz konusu ise, tazminat bakımından sebepsiz zenginleşme hükümleri geçerlidir.
  5. Malzemenin Mülkiyetinin Devri: Malzeme sahibi, haksız yapıya ilişkin uygun bir tazminat veya mülkiyetin kendisine devredilmesini talep edebilir.
    • Mülkiyetin Devri Şartları:
      • Talep gereklidir.
      • Malzeme sahibi iyiniyetli olmalıdır.
      • Tamamı veya bir kısmı istenebilir.
      • Malzeme sahibi, malzemenin geri alınmamış veya tazminat talebinde bulunmamış olmalıdır.

Bu koşulların sağlanması durumunda, malzeme sahibi, haksız yapıya ilişkin tazminat veya mülkiyetin kendisine devredilmesi talebinde bulunabilir. Bu taleplerin hakim tarafından uygun bir şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Arsa Sahibinin Hakları

İnşaatın arsa maliki tarafından yapılmış olması durumunda, malzeme malikinin hakları ve inşaatın malzeme maliki tarafından yapılması durumunda arsa malikinin hakları bulunmaktadır.

İnşaatın Arsa Maliki Tarafından Yapılması Durumunda Malzeme Malikinin Hakları

  1. Malzemenin Sökülüp Geri Verilmesini Talep Etme Hakkı: Malzeme maliki, arazi üzerindeki yapılar arazinin bütünleyici parçası olup arazi malikinin mülkiyetine tabi olduğu için, inşaat malzemesi malike aittir. Ancak, malzemenin arazi malikinin rızası olmadan kullanılması durumunda, malzeme maliki malzemenin sökülüp geri verilmesini talep edebilir. Ancak, bu durumda malzemelerin sökülüp alınması aşırı bir zarara yol açmayacaksa, malzeme malikinin talebi üzerine malzeme sökülüp geri verilebilir. Bu durumda gerekli masraflar arsa malikine aittir.
  2. Tazminat Talep Etme Hakkı: Malzeme maliki, malzemenin sökülüp geri verilmesinin mümkün olmadığı veya uygun olmadığı durumlarda, arsa malikinden tazminat talep edebilir. Tazminat miktarı tarafların iyiniyet durumuna göre belirlenir. Arsa malikinin iyiniyetli olması halinde tazminat hakkaniyete göre belirlenirken, kötüniyetli olması halinde ise arsa maliki malzeme malikinin zararlarını karşılamakla yükümlü olacaktır.
  3. Arazi Mülkiyetinin Kendisine Devredilmesini Talep Hakkı: Malzeme maliki, eğer yapının değeri arazinin değerinden fazla ise ve iyiniyetliyse, arazi malikinden arazinin mülkiyetinin kendisine devredilmesini talep edebilir.

İnşaatın Malzeme Maliki Tarafından Yapılması Durumunda Arsa Malikinin Hakları

  1. Malzemenin Sökülüp Geri Verilmesini Talep Etme Hakkı: Arsa maliki, inşaatın malzeme maliki tarafından yapılması durumunda, malzemelerin sökülüp kaldırılmasını talep edebilir. Ancak, bu talebin yerine getirilmesi için söküm işlemlerinin aşırı zarara yol açmaması gerekmektedir.
  2. Tazminat Talep Etme Hakkı: Malzemenin sökülüp geri verilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, arsa maliki malzeme malikinden tazminat talep edebilir. Tazminat miktarı tarafların iyiniyet durumuna göre belirlenir.
  3. Arazi Mülkiyetinin Malzeme Malikine Devredilmesini Talep Hakkı: Haksız inşaatın değeri arazinin değerinden fazla ise, arazi malikinden arazinin tamamının veya bir kısmının malzeme malikine devredilmesini talep edebilir. Bu talep neticesinde, arazi malikine uygun bir bedel ödenmesi gerekmektedir.

İnşaatın 3. Kişi Tarafından Yapılması Durumunda Haklar

Her iki tarafın da hakları ayrı ayrı düzenlenmiştir. Arsa malikinin, malzeme malikinin ve 3. kişinin hakları bulunmaktadır ve bu haklar çeşitli durumlara göre belirlenir.

Taşkın yapı, bir yapı inşaatının, sınırlarını aşarak komşu araziye taşması durumudur. Taşkın yapının hakları, yapının taştığı arazinin maliki ve yapının maliki tarafından belirlenir ve hukuki süreçte çeşitli haklar talep edilebilir.

Taşkın yapı, bir yapı inşaatının, sınırlarını aşarak komşu araziye taşması durumudur. Bu durumda, taşkın yapıyı yapan kişinin ve taşınan kısmın arazi sahibinin hakları belirginleşir.

  1. Taşınan Kısmın İrtifak Hakkı Sahibi Olması Durumu: Yapıyı yapan kişiye komşu arazi üzerinde bir irtifak hakkı tesis edilmişse, taşan kısım irtifak hakkı sahibi olan kişinin mülkiyetine geçer. Bu durumda, taşan kısım üzerindeki mülkiyet hakkı irtifak hakkı sahibine aittir.
  2. Taşınan Kısmın İrtifak Hakkı Sahibi Olmaması Durumu: Eğer yapıyı yapan kişinin komşu arazi üzerinde herhangi bir irtifak hakkı yoksa, taşan kısım hakkında farklı prosedürler uygulanır.
    • Komşu arazi malikinin taşınan kısmı 15 gün içinde itiraz etmemesi halinde ve yapı malikinin iyiniyetli olması durumunda, taşan kısım için irtifak hakkı kurulmasını veya taşınan arazi parçasının mülkiyetinin yapı malikine devredilmesi istenebilir.
    • Ancak, arazi malikinin taşınan kısmı itiraz etmesi halinde, yapı maliki kanundaki haklarından yararlanamaz ve taşan kısım kaldırılır.
  3. Hakların Uygulanması ve Görevli Mahkeme: Taşkın yapı ve diğer hukuki ihtilafların çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Ancak, bu tür davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekmektedir.

Bu açıklamalar, taşkın yapılar ve diğer hukuki meselelerin karmaşıklığını basitleştirmek amacıyla genel bir çerçeve sunar. Her durumda, tamamen doğru sonuçlar almak için bir hukuk uzmanına danışmak önemlidir.

Avukat Desteği

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45
Mail: nasuhbugrakaradag@gmail.com

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir