Doçentlik Başvurusunun Reddi Kararına İtiraz ve İptal Davası

Doçentlik Başvurusunun Reddi Kararına İtiraz ve İptal Davası

Doçentlik başvurusu yapan akademisyenlerin karşılaşabileceği en olumsuz durumlardan biri, başvurularının reddedilmesidir. Bu durumda akademisyenlerin haklarını aramak için yapabilecekleri iki yargısal yol vardır: İtiraz ve iptal davası.

İtiraz Davası Nedir?

İtiraz davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının yeniden değerlendirilmesini talep etmek için açılan bir davadır. İtiraz davası, doçentlik başvurusunu değerlendiren Üniversitelerarası Kurul’a (ÜAK) karşı açılır. İtiraz davasının açılması için, doçentlik başvurusunun reddedildiğine ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ÜAK’ya itiraz dilekçesi verilmesi gerekir. ÜAK, itiraz dilekçesini aldıktan sonra 60 gün içinde kararını vermek zorundadır. ÜAK’nın itirazı reddetmesi veya süresinde karar vermemesi halinde, itiraz davası sonuçsuz kalmış sayılır.

İptal Davası Nedir?

İptal davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemek için açılan bir davadır. İptal davası, idare mahkemesine karşı açılır. İptal davasının açılması için, doçentlik başvurusunun reddedildiğine ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava dilekçesi verilmesi gerekir. İdare mahkemesi, dava dilekçesini aldıktan sonra dosyayı inceleyerek kararını verir. İdare mahkemesinin kararı temyiz edilebilir.

İtiraz ve İptal Davası Arasındaki Farklar Nelerdir?

İtiraz ve iptal davası arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:

– İtiraz davası, doçentlik başvurusunu değerlendiren ÜAK’ya karşı açılırken, iptal davası idare mahkemesine karşı açılır.
– İtiraz davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının yeniden değerlendirilmesini talep ederken, iptal davası kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürer.
– İtiraz davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ÜAK’ya itiraz dilekçesi verilerek açılırken, iptal davası 60 gün içinde idare mahkemesine dava dilekçesi verilerek açılır.
– İtiraz davasında ÜAK’nın kararı kesindir ve temyiz edilemezken, iptal davasında idare mahkemesinin kararı temyiz edilebilir.

Hangi Davayı Açmak Daha Avantajlıdır?

Doçentlik başvurusunun reddedilmesi durumunda hangi davanın açılmasının daha avantajlı olduğu konusunda kesin bir cevap vermek mümkün değildir. Her iki davanın da avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu nedenle akademisyenlerin bu konuda bir hukuk danışmanından yardım alması tavsiye edilir. Ancak genel olarak şu hususlar dikkate alınabilir:

– İtiraz davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının yeniden değerlendirilmesini sağlayarak, kararın değiştirilmesi ihtimalini sunar. Ancak ÜAK’nın kararı kesin olduğu için, itirazın reddedilmesi halinde başka bir yargısal yol kalmaz.
– İptal davası, doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararının hukuka aykırı olduğunu ispat etmek zorunda olduğu için, daha zor bir davadır. Ancak iptal davasında idare mahkemesinin kararı temyiz edilebildiği için, daha fazla yargısal denetim imkanı vardır.

Sonuç

Doçentlik başvurusunun reddedilmesi kararına karşı açılabilecek iki yargısal yol olan itiraz ve iptal davası hakkında bu yazıda temel bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Her iki davanın da avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu nedenle akademisyenlerin bu konuda bir hukuk danışmanından yardım alması tavsiye edilir.

AVUKAT DESTEĞİ

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00
Telefon: +90 535 376 06 45
Mail: nasuhbugrakaradag@gmail.com

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir